(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 101, 364)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, B.K.nun 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesinden kaynaklanan A. 2.İcra Müdürlüğünün 2001/1689 esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 6.000.000.000 TL bedelli çekle ilgili borcun bulunmadığının tespiti ve %40 maddi giderim tayini istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda davanın kabulüne %40 icra inkar gideriminin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiş hüküm davalı tarafça temyiz olunmuştur.
Eser sözleşmesine dayalı ilişkilerde yüklenici eseri fen ve sanat kurallarına ve amaca uygun olarak imal edip iş sahibine teslim etmekle iş sahibi de bedeli ödemekle yükümlüdürler.
Somut olayda yanlar arasında verilen sipariş imalat kontratı başlıklı 19.7.2000 tarihli bir sözleşme düzenlenmiştir. Sözleşmenin 2.nci maddesinde 36 adet 45/48 ton liman konteynır treyleri şasesi imal edileceği, 3.maddesinde bir adetin birim fiyatının 5900 DM olacağı, 4.maddesinde teslimin 16.10.2000 gününde yapılacağı, 6.maddesinde ise ödemenin teslimattan 15 gün sonra gerçekleşeceği kararlaştırılmıştır.
Davalı yüklenici kendi edimini süresinde ifa etmiştir. Bu konuda herhangi bir çekişme bulunmamaktadır. Davacı taraf da iş bedelini ödemiştir. Uyuşmazlık ödemelerin süresinde yapılıp yapılmadığı gecikme olmuşsa kur farkından doğan borç bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sözleşmeye göre işin bedeli DM olarak kararlaştırılmıştır. Ödemelerin 6.maddedeki plan dahilinde yapılması gerekir. Geç ödeme nedeniyle kur farkından doğacak bir alacak varsa kur farkı bilirkişiye hesaplattırılıp bir hükme varılmalıdır. Anılan konuda herhangi bir inceleme yapılmaması doğru olmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş bilirkişiden ek rapor alınarak sonucu dairesinde hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır.
İcra İflas Yasası 72. maddesi uyarınca davacı yararına icra inkar giderimine hükmedilebilmesi için takibin haksız ve kötüniyetli olması davaya konu edilen alacağın yargılamayı gerektirmemesi, likit özellik arz etmesi gerekir. Oysa, uyuşmazlık konusu olan alacak talebi geç ödemeye bağlı kur farkıyla ilgili olup yapılacak araştırma ve bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacaktır. Bu bakımdan takip haklı olup icra inkar giderimi takdiri için gerekli yasal koşullar oluşmamıştır. Mahkemece buna rağmen %40 maddi giderime hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözden uzak tutularak eksik araştırma ve inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil edilmeyen davalılar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 14.3.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy