(818 S. K. m. 158, 355, 358, 360)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı avukatı gelmedi. Davalılar vekili avukat G. E. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık BK.nun 355 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı iş sahibi, eserin 15.3.1999 da teslim edilmediğini ileri sürerek sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ödetilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlarca imzalanan sözleşmede belirtilen vadede eserin eksiksiz olarak teslim edilemediği dosya kapsamı ile sabit olup iş sahibince yaptırılan delil tespiti sonucu alınan raporda, işe ait projeler verilmediği için noksanlıkların nelerden ibaret olduğunun açıklanamadığı görülmüştür. Uyuşmazlık konusu iş davacının binasına yapılmış ve davacı tarafından 19.3.1999'da delil tespiti talep edilmiştir. Bu itibarla eserin bu tarih itibariyle iş sahibince teslim alındığının kabulü zorunludur. Bu tarihten sonra davacı 2.10.2000 tarihine kadar sessiz kalmış, aynı tarihte çektiği ihtarla cezai şartın tahsilini istemiştir. Teslim tarihi ile ihtarın düzenlendiği tarih arasında 19 aya yakın bir süre geçmiş ve bu süre içinde eser teslim alınmasına rağmen ihtirazı kayıt ileri sürülmemiştir. Uzun bir süreden sonra dermeyen olunan ihtirazı kaydın süresinde yapıldığı kabul edilemeyeceğinden BK.nun 158/2. maddesi uyarınca eserin teslimi sırasında ceza isteme hakkını saklı tutmayan davacı cezai şart talep imkanını kaybetmiştir. Esasen mahallinde yapılan keşif sonucu alınan raporda; işin binanın dış kapısı dışında tamamlandığı, kapının dışa açılması zorunluluğu nedeniyle proje ve izin değişiklikleri yüzünden yapılamadığı, bu konudaki imkansızlığın binanın yapısından kaynaklandığı açıklanmıştır. Yapılan işe göre çok az bir miktarı ifade eden eksiklik için cezai şartın kabulü oluşa da uygun düşmemektedir.
Bu durumda mahkemece sabit olmayan davanın reddi yerine yazılı gerekçeyle kabul edilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, 400,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 8.4.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy