(818 S. K. m. 12, 355)
Dava: Bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Arsa sahibince açılan davada; ibraz olunan 01.04.2001 tarihli ( sulh ve ibra ) başlıklı sözleşmeye dayanılarak "mahkemece bir karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde dava sonuçlandırılmıştır. Söz konusu sözleşme, adi yazılı olup yanlar arasında imzalanan 14.09. 1993 tarihli noterde düzenlenen kat karşılığı eser sözleşmesinin tadili niteliğinde bulunduğundan BK. 12. maddesine göre geçersizdir. Sözleşmede taraflarca yapılacağı belirtilen edimler de yerine getirilmediğinden sulh ve ibra sözleşmesinin ifa suretiyle geçerlilik kazandığından da söz edilemez. Esasen sulh ve ibra sözleşmesinin 2. maddesinde müteahhidin yükümlülüklerini yerine getirdiğinde arsa sahibinin açtığı davalardan vazgeçileceği kabul edilmiş, ayrıca vazgeçme ile ilgili olarak taraf avukatlarının görüşme yapacakları belirtilmiştir. Bu durumda dava konusu ile ilgili ihtilaf sona erdirilmiş sayılamayacağından mahkemece davanın esası hakkında bir karar verilmesi yerine sulh ve ibranın varlığından söz edilerek davanın sonuçlandırılması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 04.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy