(818 S. K. m. 173, 174)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-k.davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili avukat Aydın Akpınar ile davalı-k.davacı vekili avukat Dila Duman geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasında yapılan ve Borçlar Yasasının 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere; hukuksal niteliğince bir eser sözleşmesi olan ve kapsamı uyuşmazlık konusu olmayan 23.12.1999 ve 21.1.2000 günlü sözleşmeler gereğince davacı alt yüklenici olarak Kocaeli, Gölcük ve diğer illerde 17.8.1999 tarihinde meydana gelen deprem sonucu yıkılması gereken yapıların yıkım işini yüklenmiştir.
Karayolları Genel Müdürlüğü ile davalı yüklenici Control Demeter S.L Firması arasında yapılan 2.3.2001 günlü Ek protokol başlıklı sözleşme gereğince (Madde:3) yüklenici davalının taşeronlarına hak ettikleri iş bedelinin anılan Genel Müdürlük tarafından ödeneceği ve yapılacak ödemelere yüklenicinin herhangi bir itirazının olmayacağı karşılıklı yükümlenilmiştir. Bu nedenle de, davacı alt yüklenici şirket tarafından düzenlenen 15.3.2001 tarihli ve (170.337.360.000) TL. tutarlı fatura Karayolları Genel Müdürlüğüne sunulmuş ve (28.957.350.000) TL. KDV'nin mahsubu yapılarak bu idarece 141.380.010.000 TL. davacıya ödenmiştir.
Dava dışı idarece, davacının iş bedelinden KDV mahsubu yapılmaması gerekirken Maliye Bakanlığına yazdığı 12.11.2001 günlü yazıdan da anlaşıldığı üzere, maddi hata yapılarak davacıya ödenmesi gereken uyuşmazlık konusu KDV'nin ilgili vergi dairesine idarece ödendiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Karayolları Genel Müdürlüğü ile davalı yüklenici firma arasında yapılan 2.3.2001 günlü Ek protokol Borçlar Yasasının 173. maddesi hükmü gereğince bir borcun nakli sözleşmesidir. Bu sözleşme ile davalının taşeronlarına olan iş bedeli borcunun onlara ödenmesini Karayolları Genel Müdürlüğü üstlenmiştir. KDV'de iş bedeli kapsamındadır. Borçlar Yasasının 174. maddesi uyarınca da; eski borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve eski borçlunun borçtan kurtarılması, borcu üstlenenle alacaklı arasında yapılacak sözleşme ile olur. Bu sözleşmenin yapılmasına ilişkin icap, borcu üstlenme sözleşmesinin, üstlenen veya onun verdiği yetki uyarınca eski borçlu tarafından alacaklıya bildirilmesiyle olur. Alacaklının onayı ya açık olur veya durumun gereğinden anlaşılır; alacaklı borcu üstlenenin ödemesini, hiçbir ön koşul ileri sürmeksizin kabul eder veya onun borçlu kimliğiyle yaptığı başka herhangi bir işleme onay verirse, bu üstlenmeyi kabul etmiş sayılır. Somut olayda da, az yukarıda açıklandığı üzere, davacı taşeron hak ettiği iş bedeline ilişkin düzenlediği faturayı borcu üstlenen Karayolları Genel Müdürlüğüne sunmuş ve KDV hariç fatura bedelini bu idareden tahsil etmiştir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca da; borcu üstlenen idare ile davacı arasında da nakline alacaklı davacının onay vermesi sonucunu doğuran sözleşme yapıldığının kabulü gerekir. Çünkü, alacaklı borcu üstlenen idarenin ödemesini hiçbir ön koşul ileri sürmeden kabul ettiğinden; idarenin yüklenici davalının davacıya olan borcunu üstlenmiş olduğunu kabul etmiş sayılır. O halde, uyuşmazlık konusu KDV alacağı, davalıdan istenemeyeceğinden, hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddi yerine, yazılı şekilde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte belirtilen nedenlerle davalı-karşı davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle de temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davalı-k.davacı yararına BOZULMASINA, 400,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacı-k.davalıdan alınarak davalı-k.davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacıya geri verilmesine, 09.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy