(818 S. K. m. 358, 364)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili ile davalı vekili geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık B.K.355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulü ile 5.456.192.512 TL.nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı yanca temyiz olunmuştur.
Yanlar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Ancak davalı taraf da akdi ilişkinin varlığını kabul etmektedir. Davacı yüklenici eseri teknik ve sanatsal kurallara uygun olarak imal edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de iş bedelini ödemekle yükümlüdürler. Burada aslolan eserin eksiksiz ve amaca uygun olarak meydana getirilmesidir.
Somut olayda davacı yüklenici davalıya ait K'da bulunan villanın dekorasyon işlerinin yapılmasını üstlenmiştir. Davacı edimin ifa edildiğini, ancak bakiye 5.596.192.512 TL iş bedelinin ödenmediğini, davalı ise bedelin çeklerle peşin ödendiğini buna rağmen işin taahhüt edilen sürede yapılmadığı gibi eksik bırakıldığını ileri sürmüştür. Temel sorun yapılan iş miktarı ve ödemeler konusundadır. Mahkemece yerinde yapılan keşifte binanın kapılarının kilitli olması nedeniyle bina içerisine girilememiş alt kat bahçe girişinden görülebildiği kadarıyla projeler de gözetilerek inceleme yapılmış ve uygulama teknik bilirkişice sağlanmıştır. Rapor dışarıdan yapılan gözlem, dosyaya sunulan fatura, makbuz ve fişler nazara alınarak hazırlanmış, iş bedeli hesaplanmıştır. Mahallinde keşif yapıldığına göre binanın tümüyle gezilip yapılan işlerin tespit edilmesi, davacının sunduğu makbuz fiş ve faturalarda geçen malzemelerin de fiilen kullanılıp kullanılmadığı saptanarak iş bedelinin hesaplanması zorunludur. Bu yönüyle bilirkişi raporu hüküm tesisine ve Yargıtay denetimine elverişli görülmemiştir. Diğer yandan davalının 15.7.2002 tarihli dilekçesinde ödemelere ilişkin liste halinde sunulan son üç adet çek tutarı 880.950.000 TL.nin ödenip ödenmediği ilgili bankasından sorularak tespiti gerekirken bu hususun araştırılmaması da doğru olmamıştır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş konusunda uzman iki inşaat mühendisi, hukuki yorum ve nitelendirmede yardımcı olmak üzere bir de hukukçu bilirkişi tayin edilerek oluşturulacak bir heyetle yerinde keşif yapılarak iş bedeli her türlü kuşku ve tereddütten uzak olarak kesin bir şekilde tespit edilmeli, iş sahibinin yapmış olduğu ödemlerin tamamı da saptanarak karşılaştırılmalı sonucu dairesinde işlem yapılmalıdır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözden uzak tutularak eksik araştırma ve inceleme neticesi yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 400,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 16.3.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy