(818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26) (4721 S. K. m. 706) (1512 S. K. m. 70)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacıların murisi Abdullah'a ait 4, 6 ve 7 nolu parseller üzerinde kat karşılığı inşaat yapılması hususunda 1.6.1995 tarihli sözleşme yapılmış, aynı tarihte davalıya verilen vekaletname ile 6 ve 7 nolu parseller tevhit edilerek oluşan 8 nolu parsele inşaat yapılarak tamamlanıp arsa sahibine teslim edilmiştir. Eldeki davada 4 nolu parsele inşaat yapılamaması sebebiyle bu parseldeki inşaattan arsa sahibine verilmesi gereken 3 adet dairenin bedeli ile geç teslim nedeniyle alacak ve munzam zarar tazminatı talep edilmiş, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Tapuda arsa payının devrini içeren sözleşmelerin geçerliliği B.K.213, T.K. 26, T.M.K.706, N.K.70 maddeleri uyarınca resmi şekilde yapılmasına bağlıdır. Olayda sözleşme adi yazılı olup, tapu devri de yapılmamış ise de tevhit olunan 8 nolu parseldeki inşaat tamamlanmış olmakla tüm parseller için bu aşamada akdin geçersizliğinden söz edilmesi Medeni Kanunun 2.maddesindeki iyi niyet kuralları ile bağdaşmaz. Öte yandan 4 nolu parsel ile ilgili olarak 6.10.1998 tarihinde imzalanan sözleşme 1.6.1995 tarihli sözleşmenin devamı niteliğinde olup bu sözleşmenin de ilk sözleşmeden ayrılması söz konusu olmadığından geçersiz olduğu kabul edilemez. Ancak 4 nolu parselle ilgili ifa yükümlülüğü davalı M Kazancıoğlu'na aittir. Davalı Recep ise 1.6.1995 tarihli sözleşmeyi yüklenici sıfatıyla imzalayanlardan olduğu için, bu sözleşmenin ifa olunmamasına bağlı zararlardan sorumlu olduğunun kabulü gerekir. İlk sözleşmede ifa 1.6.1998 olarak kesin vadeye bağlanmıştır (B.K.md.107). Davacılar bu tarihin geçmesi ile temerrüde düşen davalıdan B.K.106.maddesinde sayılan seçimlik haklarından birini kullanmak suretiyle ifayı ve akdin ifasından vazgeçip akdin ifa edilmemesi yüzünden oluşan zarar ve ziyanı talep edebilecekleri gibi akdin feshini de isteyebilirler. Bu davada seçimlik hak Borçlar Kanununun 106/2 maddesindeki ifadan vazgeçip zarar ziyan olarak istendiğine göre, mahkemece 8 nolu parselle ilgili olarak geç teslime bağlı alacağın belirlenerek, her iki davalıdan tahsiline karar verilmesi, 4 nolu parselle ilgili davada ise davalı Recep'e husumet düşmeyeceğinden husumet nedeniyle 4 nolu parselle ilgili davalı Recep hakkındaki davanın reddedilmesi, ayrıca 4 nolu parselle ilgili daire bedelleri de takdir olunarak davalı Mustafa'dan tahsiline karar verilmesi, ispatlanamayan munzam zarar davasının da reddedilmesi gerekir. Bu hususlar üzerinde durulmadan 8 nolu parselle ilgili gecikmeye dayalı davanın da reddedilmesi doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 09.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy