(1086 S. K. m. 9, 83)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat E. Öcal ile davalı vekili avukat Şenol Baran geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacı arsa sahipleri 29.8.2002 tarihinde açmış oldukları asıl davada öncelikle sözleşmenin ileriye dönük feshi ile işin ikmal edilen oranına göre yüklenicinin alması gereken dairelerden 23 adedinin kendilerine verilmesi gerektiğinin tesbitini bu taleplerin kabul görmediği takdirde bağımsız bölümlerdeki eksik ve kusurlu işler bedeli ile ortak yerlerdeki eksik ve kusurlu işler bedeline ve ayrıca gecikme nedeniyle kira tazminatına hükmedilmesini istemiş olup, 4.4.2003 tarihli dilekçe ile tevditli talebini açıkladığından ve harcı yatırılarak usulüne uygun olarak yapılmış bir ıslah mevcut olmadığından daha sonra 18.12.2003 tarihinde vuku bulan ıslah talebinin HUMK. nun 83. maddesine aykırı olduğunun ileri sürülemeyeceğine, yanlar arasındaki sözleşmenin 9/2 maddesinde çalışılamayan kış mevsiminin de nazara alınarak ifa süresinin belirlendiğinin açıkça anlaşılmasına ve davalının sözleşme dışı işler yapıldığı iddiasını usulen kanıtlayamamış bulunmasına, ayrıca bir kısım arsa sahiplerinin ihtar ve taahhütname ile teslim tarihini ileri bir tarih olarak belirlemeleri nedeniyle geçmişe yönelik kira tazminatı taleplerinden açıkça vazgeçmediklerinin anlaşılmış bulunmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacılar 29.8.2002 tarihinde açtıkları asıl davada fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutarak 50 milyar TL. nın tahsilini istemişler, daha sonra 17.12.2003 tarihli harç yatırılarak vuku bulan ıslahla taleplerini 400.003.566.062 TL. ya çıkarmışlardır. Temerrüt faizine hükmedilebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp davalının ayrıca temerrüde düşürülmesi zorunludur. Asıl davadaki talep miktarı yönünden temerrüdün davanın açıldığı 29.8.2002 tarihinden, ıslahla arttırılan miktar yönünden ise ıslah harcının yatırıldığı 18.12.2003 tarihinden oluştuğu nazara alınmayarak hüküm altına alınan alacağın tümüne dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK. nun 438/VII. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca yerel mahkeme kararının hüküm fıkrası 1. bendinde yer alan ... davadan itibaren yasal faiziyle birlikte kelime dizelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine 50 milyar liralık kısmına 29.8.2002 dava tarihinden itibaren, 351.003.566.062 liralık kısmına ise 18.12.2003 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak koşulu ile kelime dizelerinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş bu şekliyle düzeltilerek ONANMASINA, 400,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı bakiye 16.200,10 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy