(818 S. K. m. 366) (1086 S. K. m. 388) (2709 S. K. m. 141)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-k.davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı arsa sahibi, yüklenici ile imzalanan 11.10.1996 tarihli Düzenleme Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereği kendisine ait olan 1 dükkan 4 adet dairedeki eksik işler bedeli 6.273.480.000 TL. ile 15.10.1998 tarihinden 15.4.2000 tarihine kadar geçen 18 ay karşılığı gecikme tazminatı olarak 6.840.000.000 TL. üzerinden icra takibine girişmiş, takibe itiraz üzerine açılan dava sonucu mahkemece itirazın iptaline, takibin devamına, yüklenici tarafından açılan sözleşme dışı işler bedelinin tahsiline ilişkin davanın ise reddine dair verilen karar davalı ve karşı davacı yüklenici tarafından temyiz edilmiştir.
Öncelikle mahkeme kararında hiçbir gerekçeye yer verilmemiştir. T.C.Anayasası'nın 141. maddesinde mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olacağı hükmüne yer verilmiştir. HUMK. nun 388. maddesinde ise mahkemelerin nihai kararlarında nelere yer verileceği bentler halinde sayılıp gösterilmiştir. Hukukun üstün kılınması, yargıya güven duyulup bunun kuvvetlendirilmesi nihai kararların doyurucu ve inandırıcı biçimde kaleme alınması ile olanaklıdır. Bu hal kamu düzenine ilişkin olup mutlak bir bozma nedenidir.
Kaldı ki davalı tarafından binanın 3, 4 ve 5. katlarının kaçak olduğu ileri sürülmüş, 20.5.2003 tarihli bilirkişi raporunda da dosyada inşaata ilişkin imar işlem dosyası mevcut olmadığından binanın ruhsatlı mı, yoksa kaçak mı olduğunun anlaşılamadığı belirtildiği halde bu yön üzerinde hiç durulmamıştır. İlgili belediyeden inşaata ait işlem dosyası celbedilerek bu husus araştırılmalı, davacıya ait bağımsız bölümlerden kaçak kısımda bulunanlar varsa bunlar yönünden eksik iş bedeli ve kira tazminatı talep edilemeyeceği nazara alınarak dava buna göre sonuçlandırılmalıdır. Ayrıca celbedilen tapu kaydına göre tapuda kat irtifakının kurulmadığı, arsa sahibi adına kayıtlı bir arsa payının da bulunmadığı anlaşılmaktadır. 11.3.2002 tarihli bilirkişi raporunda bu yönden inceleme yapılması gereğine değinildiği halde davacı arsa sahibinin bağımsız bölümleri yönünden elden çıkardığı tarihe kadar kira tazminatı talep edebileceği gözetilmeden bu yönden de eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı ve karşı davacı yüklenici yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil edilmeyen davalı ve karşı davacı yararına duruşma vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacıya geri verilmesine, 23.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy