(4721 S. K. m. 634) (818 S. K. m. 213) (1512 S. K. m. 60, 89) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar avukatı gelmedi. Davalı vekili avukat A. Petek geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, Kat Karşılığı İnşaat sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Hem eser ve hem de satış vaadini içeren karma nitelikli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinin geçerliliği, MK. nun 634 (TMK. 706) BK.nun 213, Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddeleri uyarınca noterde düzenleme biçiminde yapılmalarına bağlıdır.
Resmi biçim koşuluna uyulmadan yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde, mülkiyetin tapuda kayden intikali halinde, resmi biçim koşulu sonradan gerçekleşmiş sayılır.
Öte yandan, inşaatın tamamlanması veya büyük ölçüde ikmal edilmesi hallerinde de, biçim koşulu eksikliğinin ileri sürülmesi MK. nun 2. maddesindeki objektif iyi niyet kuralıyla bağdaşmaz. Somut olayda sözleşmenin resmi biçim koşuluna uyulmadan adi yazılı olarak yapıldığı anlaşılmakta ise de, dosya kapsamından inşaatın bitirilip davacılara teslim edildiği tarafların kabulündedir.
Bu aşamada akdin geçersizliğinin ileri sürülmesi iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı gibi esasen, böyle bir geçersizlik savunmasında da bulunulmamıştır. Bu nedenle mahkemenin kabul ettiği gibi (ceza koşulu olduğu benimsense bile) bu koşulun geçersiz olduğu düşünülemeyeceği gibi, esasen sözleşmenin 11. maddesindeki teslimin gecikmesi halinde her bir daire başına ödenmesi kararlaştırılan aylık 200 Alman Markı cezai şart niteliğinde olmayıp, gecikmeye bağlı alacak hükmünde bulunduğunun kabulü zorunludur.
Böyle bir alacağın talep edilebilmesi tesliminde ihtirazi kayıt ileri sürülmesine bağlı tutulamaz. Bu nedenle mahkemece, işin esasına girilerek oluşacak sonuç dairesinde hükme varılması gerekirken sözleşmenin 11. maddesi yanlış yorumlanarak ve akdin geçersizliğinden bahisle davanın reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, duruşmaya gelen olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 28.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy