(818 S. K. m. 355, 356)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacılar vekilinin 16.3.2004 havale tarihli ıslah istemli dilekçesinde, dava konusu edilen miktar arttırılmamış olduğundan, davacı tarafın şartlar mevcutsa fazlaya ilişkin hakları konusunda ayrıca dava açabileceklerine göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece bağımsız bölümlerin teslim tarihi olan 18.7.1991 tarihi ile dairelere ait iskan ruhsatlarının alındığı 18.12.1996 tarihi arasındaki dönem için gecikme nedeniyle kira bedeli karar altına alınmıştır. Dava tarihine kadar davacı arsa sahiplerine düşen 3 adet dükkanın iskan ruhsatlarının alınmadığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda davacılara ait dükkanlar yönünden de eksik ve ayıplı işlerin bulunduğu belirtilmiş, bunların miktarı açıklanmıştır. Bu durumda dava tarihine kadar davacılara ait 3 adet dükkanın sözleşme şartlarına uygun şekilde davacılara teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Davacılara ait 3 adet dükkan yönünden kira bedelinin 18.7.1991 tarihinden dava tarihine kadar bilirkişilere hesaplattırılıp karar altına alınması gerekirken, dükkanlar yönünden de gecikme nedeniyle kira bedelinin 18.12.1996 tarihine kadar karar altına alınması doğru olmamıştır.
3- Mahkemece karar altına alınan bütün miktarlar için dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Davacıların 19.3.1997 tarihli ihtarnameyi göndererek, ihtarnamede belirtilen miktarlar için davalıları temerrüde düşürdüğü anlaşılmaktadır. Karar altına alınan miktarlar yönünden ihtarnamenin tebliğ tarihine ihtarnamede tanınan ödeme süreleri eklenerek, davalıların temerrüt tarihleri belirlenip bu tarihlerden itibaren alacak kalemlerine faiz yürütülmesi yerine, karar altına alınan miktarın tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de hatalı olmuştur.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentler uyarınca hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 11.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy