(4721 S. K. m. 692)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı S.S.T. Konut Yapı Koop. vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat E. Semerci ile davalı T. Konut Yapı Koop. vekili avukat M. Çetinbudaklar geldi. Davalı M. ve M. Yeşilbayır gelmediler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Kat karşılığı inşaat yapımına ilişkin 7.7.1998 günlü sözleşme asıl davanın davacısı olan arsa sahipleriyle birlikte davaya muvafakat vermeyen M. Yeşilbayır ve M. Yeşilbayır tarafından imzalanmıştır. Sözleşmede yer almayan dava dışı arsa sahibi A. Şekerci'de noterde düzenlenen 3.10.2003 günlü muvafakatname ile açılan davaya muvafakatini bildirmiştir.
Dava, sözleşmenin feshi ve tapu kaydındaki şerhin terkini istemiyle açıldığından M.K.692.maddesi uyarınca tüm paydaşların davaya muvafakatleri zorunludur. Tapuda paydaş olan davalı Muharrem ve Murat feshe muvafakat etmediklerinden aleyhlerine açılan dava ile feshe muvafakat vermiş sayılmalarının tespitine karar verilmesi istenmiş, ancak bu davalılar feshe yine karşı çıkmışlardır. Sözleşmedeki ifa süresi, cezalı olarak öngörülen süre ile birlikte dolmuş olduğundan inşaatın getirildiği seviye de gözetildiğinde davacı arsa sahiplerinin fesihte haklı oldukları anlaşılmaktadır. Bu yönden asıl dava nedeniyle tesis edilen hüküm usul ve yasaya uygun ise de birleştirilen davanın davalıları yönünden müşterek mülkiyet hükümlerine dayanarak ve her paydaşın hissesi üzerinde tek başına tasarrufta bulunabileceği gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine dair hüküm tesisi doğru olmamıştır. Esasen bir kısım arsa sahipleri yönünden sözleşmenin feshine ve şerhin terkinine dair kurulan hükmün infaz kabiliyeti de bulunmamaktadır. Bu durumda davaya muvafakatı sağlanan A. Şekerci ve haklarında M.K.692.maddesi uyarınca dava açılan Muharrem ve Murat yönünden de fesih koşullarının oluşup oluşmadığı, adı geçen bu davalıların feshe karşı çıkmakta haklı bir nedenleri olup olmadığı mahkemece takdir edilerek tüm arsa sahipleri yönünden infazı kabil şekilde hüküm verilmesi yerine müşterek mülkiyet hükümlerinden söz edilerek ve hissedar A. Şekerci'nin davaya muvafakatının yeterli olduğu, ayrıca hakkında dava açmasına gerek bulunmadığı gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı kooperatifin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 400,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı kooperatife verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı kooperatif'e geri verilmesine, 28.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy