(818 S. K. m. 355) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat O. Ceylan ile davalı vekili avukat Ö. Çetin geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davada istenen, eser sözleşmesine dayalı imalat bedelinin ödenmesidir. Davalı siparişin geçersiz olduğunu savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Taraflar arasında teklif-kabul biçiminde oluşan sözleşme ilişkisiyle davacı üstlendiği 500 bin adet ambalaj malzemesini imal etmiş, davalı ürün vermediğinden ambalajlama işlemi gerçekleşememiştir. Malzemelerin halen davacı depolarında bekletildiği 22.9.2003 tarihli celsedeki davacı vekili beyanıyla ve fatura içeriğiyle sabittir. Davalı eseri tümüyle reddettiğine göre iş bedeline hak kazandığını kanıtlamak davacı yükleniciye aittir. Mali bilirkişilerden alınan raporda takibe dayanak 10.4.2001 gün ve 162378 nolu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı açıklanmıştır. Esasen 18.4.2001 tarihinde davalıya tebliğ edilen faturaya davalının itiraz ettiği de ihtilafsızdır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, uzman bilirkişiler aracılığıyla davacı depolarındaki ambalajların siparişe uygunluğu incelettirilmeli, davacının buna göre hakettiği bedel sözleşme fiyatlarıyla saptanmalı, bundan yapılmayan ambalajlama işlemine isabet eden bedel düşülmeli davacının faturası da gözetilerek sonucuna uygun hükme varılmalıdır. Eksik incelemeyle ve mali müşavirlerden oluşan bilirkişi kurulu raporuyla bağlı kalınarak davanın tümüyle kabulü doğru görülmemiştir.
Öte yandan 16.4.2001 tarihli faturada, 18.6.2001 tarihinde ödenmemesi halinde %12 vade farkı uygulanacağı belirtilmiştir. Gerçekten taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde, vadesinde ödenmeyen hesaplara %12 vade farkı ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı buna göre aylık %12 vade farkı isteyebilirse de faturada 30 gün sonrası 18.6.2001 ödeme tarihi gösterdiği halde hükme dayanak bilirkişiler raporunda fatura tarihinden itibaren %12 vade farkı hesabı davacı kabulünün üzerinde olmuştur.
Yine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden likit olduğundan söz edilemez. Davalı bu nedenle itirazında haklı kabul edilmelidir. Ayrıca %40 inkar tazminatıyla sorumlu tutulması ve ambalaj malzemesinin davalıya teslimine karar verilmemesi de kabul bakımından bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kararın davalı yararına BOZULMASINA, 400,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 23.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy