(2004 S. K. m. 105, 277, 278, 280, 283)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Hülya U. geldi. Davalılar avukatı gelmediler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davada; limited şirketteki hisse devrine ve araç satışına ilişkin tasarrufların İİK'nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca iptali istenmiş, mahkemece; araç bedelinin kısmen icra dosyasına, kısmen de alacaklı vekiline ödendiği, İİK. nun 277 ve 283.maddelerinde tarifi yapıldığı şekilde bir tasarrufun bulunmadığı gerekçeleriyle dava reddedilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı borçlu Anıl D.'ın Dalman Tanıtım Filmcilik ve Haber Ajansı Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki hissesini 8.11.2002 tarihinde 250.000.000 TL bedelle davalı Yaprak Didem D.'a, 34 AT 1305 plakalı özel amaçlı naklen yayın aracını da 4.12.2002 tarihinde 18.395.000.000 lira bedelle diğer davalı Yusuf Çakır'a sattığı noterlikçe düzenlenen dosyada mevcut limited şirket hisse devir senedi ve satış sözleşmesinden anlaşılmaktadır.
Dosyadaki nüfus kayıtlarına göre davalılardan Yaprak Didem D., borçlunun abisinin eşi olup aralarında 2.derecede sıhrî, Yusuf Ç.'da borçlunun eşinin dayısı olup aralarında 3.derecede sıhrî hısımlık bulunmaktadır. Akrabalık bağı konusunda yanlar arasında çekişme yoktur.
İİK. nun 278/1 maddesi uyarınca karı ve koca ile neseben veya sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar arasında hacizden veya acizden evvelki iki yıl içinde yapılan ivazlı tasarruflar bağışlama hükmünde olup, batıldır.
4949 sayılı yasa ile değişik İİK. nun 280.maddesinin 1.fıkrası hükmünce, mal varlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasına göre de, üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) borçlunun kan ve sıhrî hısmı olan üçüncü kişilerin borçlunun mali durumunu ve zarar verme kastını bildiği farz olunur. Bu yasal karinenin aksi davalı üçüncü kişiler tarafından iddia ve ispat edilmemiştir. Aksine davalı üçüncü kişiler davaya cevaplarında borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bildikleri yönünde açıklamada bulunmuşlardır.
Davalı Yusuf Ç. davaya cevabında; alacaklı vekili ile yapılan teslim tutanağıdır başlıklı protokol uyarınca Şişli 3. İcra Müdürlüğünün 2002/15367 sayılı dosyasındaki Aralık ve Ocak ayı nafaka borçlarına karşılık 30.1.2003 tarihinde 1500 dolar, 27.1.2003 tanzim ve 4.2.2003 vade tarihli bono ile de 4000 dolar olmak üzere toplam 5500 dolar ödeme yaptığını savunmuşsa da, bu ödemenin araç bedeline mahsuben yapıldığını kanıtlayamamıştır. Kaldı ki araç bedelinin bir kısmının takip konusu borca karşılık ödenmiş olması davacının iptal davası açma hakkını ortadan kaldırmaz.
Bu durumda mahkemece; mevcut haciz tutanakları İİK. nun 105.maddesinin aradığı anlamda geçici aciz belgesi niteliğinde olduğundan davanın dinlenebilme koşulunun gerçekleştiği, borçlunun aciz halinde olduğu, alacağın boşanma ve nafaka kararının verildiği 19.7.2002 tarihinde iptali istenen 8.11.2002 ve 4.12.2002 tarihli tasarruflardan önce doğduğu, İİK. nun 278/1 ve 280/1 maddelerinde yazılı iptal koşullarının oluştuğu nazara alınarak davanın kabulü gerekirken, araçla ilgili tasarruf yönünden kanıtlanamayan savunmaya itibar edilerek araç bedelinin takip konusu borca mahsuben icra dosyasına yatırılmış olduğu gerekçesiyle, limited şirket hisse devriyle ilgili tasarruf yönünden ise yasal ve yeterli bir gerekçe gösterilmeksizin davaların reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 400,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy