(3194 S. K. m. 21, 32)
Dava: Davacı İ. E. İnş. Yem ve Gıda San.A.Ş. ile davalı S.S. K. Evler Konut Yapı Koop. arasında çıkan anlaşmazlığın çözülmesi için seçilen Y. T., İ. K. ve V. A. 'dan oluşan Hakem Kurulu tarafından verilen 22.6.2004 tarihli kararın duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve dosya Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince 4.8.2004 tarih ve 2004/358 sayılı yazı ile gönderilmiş olmakla temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı vekilleri Ş. S. ve Av. S. T. ile davalı vekili Av. O. D. dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü aynı gün karara bağlanamayan dava dosyasındaki kağıtlar okunduktan ve tetkik hakiminin açıklamaları değerlendirildikten sonra işin gereği konuşulup, düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık 10.6.1998 tarihli inşaat sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davalının 30.6.2001 tarihli yönetim kurulu kararıyla akdi feshetmesi sebebiyle davacı yüklenici sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın, haksız fesih nedeniyle uğranılan kar kaybının ve ödenmeyen imalat bedellerinin vade farkı ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Dava hakemlere açılmış ve hakemlerce süresinde dava sonuçlandırılarak kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. 10.6.1998 tarihli sözleşmenin 34. maddesinde hakem yargılamasında sözleşme ve hukuk kurallarının gözetileceği yazıldığı için Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 28.1.1994 gün ve 1993/4 Esas 1994/1 karar sayılı İçtihadı birleştirme Kararı uyarınca, hakemlerce verilen karar HUMK'un 533. maddesinde gösterilen temyiz nedenleri dışındaki sebeplerde incelemeye tabi tutulmuştur.
Yanlar arasındaki uyuşmazlık inşaat yapımına ilişkindir. 3194 sayılı İmar Kanunu inşaat yapımında uyulması gereken hususları açıklamış ve buna aykırı davranışların müeyyidelerini düzenlemiştir. İmar Kanunu kamu düzenine ilişkindir. Bu kanuna aykırı hususların resen dikkate alınması yasa gereğidir. Yasa uyarınca herhangi bir arazi üzerinde inşaat yapılabilmesi için öncelikle yetkili mercilerden inşaat ruhsatının alınması zorunludur. Ruhsat alınmadan inşaata başlanılması suç teşkil ettiği gibi ruhsatsız olarak yapımına başlanan inşaatların ruhsata bağlanmaması halinde yıkımına karar verileceği ve para cezası uygulanacağı da yasada belirtilmiştir.
Dava konusu olayda inşaat yapılan arazi imarsız olup inşaat ruhsatı alınmasına imkan bulunmamaktadır. Sözleşmeye göre ruhsat alınması işi davalı kooperatife bırakılmış olup, ruhsat alınmadığı halde yüklenici davacı tarafından inşaata başlanmış ve sonuçta yıkım kararı verilmiştir. Bu şekilde inşaata başlanmasında her iki tarafın da kusurlu bulunduğu meydandadır. Esasen ortada geçici bir imkansızlık da mevcut olup inşaat yapılacak arazinin 1/5000 ve 1/1000'lik imar düzenlemesi. Yapılmadığından şu anda inşaat yapılması ve ruhsat alınması imkanı da bulunmamaktadır. Bu nedenle sözleşmenin feshinde her iki tarafın ortak kusurlarının bulunduğunun kabulü gerekli görülmüştür. Öyle olunca davacının haksız feshe dayalı kar kaybı ve cezai şart istemlerinin reddi gerekir.
Davacının 15.16.17 no'lu hak edişlerden tahakkuk eden ve ödenmeyen alacak taleplerine gelince; dosya kapsamından inşaatın ruhsatsız yapılması nedeniyle ilgili idarece yıkım kararı verildiği anlaşılmaktadır. Ruhsata bağlanmamış olan ve sonuçta yıkılacak bir yapının ekonomik değer ifade edeceğinden söz edilemeyeceğinden kural olarak davacı yüklenicinin yaptığı imalatın bedelini istemesi de mümkün değildir. Ancak bu halde imalat bedelinin tahsiliyle ilgili davanın hemen reddedilmeyip, yükleniciye yaptığı eserin yasal hale getirilmesi için inşaat ruhsatını alması bakımından yetki ve mehil verilip, inşaat yasal hale getirildiği takdirde bedele hükmedilmelidir. İnşaat yasal hale getirilmediği takdirde davacı yüklenicinin ileride yasal hale getirildiği takdirde dava açma hakkı saklı kalmak üzere bedele ilişkin davası da reddedilmelidir.
Hakemlerce bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi yasa ve sözleşme hükümlerine aykırı bulunmakla, kararın bozulması uygun görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA. 400.00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil olunan davalıya verilmesine. ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine. 27.4.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy