(818 S. K. m. 101, 364)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edildikten sonra gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenicinin davalılar ile yapılan 17.4.2002 tarihli sözleşme ile K. Toplu Konut sahasında bulunan 4 adet bloğun çevre düzenlemesi ve peyzaj işlerinin yapımını üstlendiği 10.7.2002 tarihli 35301 ve 35302 nolu faturalarda belirtilen işleri yaptığı ve söz konusu fatura bedelleri toplamı 42.022.910.000 liranın davacıya ödendiği çekişme konusu değildir.
Davacı 26.8.2002 tarihli dava dilekçesinde, faturalardaki imalat dışında davalıların istekleri doğrultusunda ve işin gereği olarak yapılan imalatların bedelinin de, sözleşmede yer alan "iş bitiminde sahada yapılan tesis, tesisat ve imalatlar ölçülerek, birim fiyatlarla çarpılarak gerçek maliyetler bulunacaktır ve son rakama ulaşılacaktır" hükmü gereğince ödenmesi gerektiğini belirtmiş, dilekçe ekinde sunduğu "teslim edilen ancak fatura edilmeyen" tesis, tesisat ve imalatlara ait tablo ile "teslim edilen ancak eksik fatura edilen" tesis, tesisat ve imalatlara ait tablo başlıklı liste ile davalılardan tahsilini istediği alacak kalemleri toplamını 12.893.923.000 lira olarak göstermiş, dava dilekçesinde de fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000.000.000 liranın tahsilini istemiştir. 10.7.2002 tarihli 2 adet fatura bedeli ödenip bu işlerin miktarları kesinleştiğine göre, eksik fatura edilen işlerden dolayı davacı talepte bulunamaz. Bu durumda davacı tarafından dava dilekçesine ek 9 olarak eklenen listede yazılı "fatura edilmeyen işlerin" yapılıp yapılmadığı mahallinde yapılacak keşifle bilirkişi aracılığıyla incelenerek, bu nitelikte yapılan iş varsa sözleşme fiyatları uygulanarak bulunacak değerlerinin, istekle bağlı kalınarak karar altına alınması gerekir. Değinilen yön göz ardı edilerek belirtilen konuda yeterli açıklığı içermeyen bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Borçlar Kanununun 101/1 maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur. Davacı, davadan önce 30.7.2002 tarihinde gönderdiği ihtarname ile 17.086.495.000 liranın, ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 3 gün içinde ödenmesini istemiştir. Davalı Kooperatif 7.8.2002 tarihli ihtarnamesiyle gönderilen ihtarnameye cevap verdiğine göre, tanınan 3 günlük süre de eklendiğinde kooperatifin temerrüt tarihi dava dilekçesinde belirtildiği gibi 11.8.2002 tarihidir. Bu durumda davalı kooperatifin 11.8.2002 tarihinde temerrüde düştüğü dikkate alınarak, bu tarihten itibaren ticari faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca taraflar yararına, 3.bent uyarınca davacı yararına hükmün BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 16.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy