(818 S. K. m. 356, 359, 360, 362)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacıya ait 35 AE 3324 plaka sayılı 1998 model P. Boxer Van marka kamyonetin motor(rektefe )yapımı ile bakım ve onarım işlerinin dosyadaki kapsamının doğruluğu yanlarca kabul edilen "Garanti Belgesi" başlıklı belgeye göre 18.11.2002 tarihinde davalı tarafından yapılmış olduğu ve yanlar arasında "yazılı sözleşme" yapılmadığı ve davacı iş sahibince de, davalı yükleniciye 10.12.2002 tarih ve 111203 nolu fatura karşılığı ( 2.832.000.000 )TL ve aynı tarih ve 111202 nolu fatura ile de ( 902.700.000 )TL ödendiği çekişmesizdir.
Yanlar arasındaki uyuşmazlık, yüklenici davalının yapımını yüklendiği motor yapımı ve bakımı ile onarım işlerini tekniğine uygun olarak yapmış olup olmadığından ve yapımı yüklenilen işin sonucu olarak davacının maddi zararının gerçekleşip gerçekleşmediğinden ve gerçekleşmiş ise davalının tazminle sorumlu tutulmasının gerekip gerekmediğinden kaynaklanmaktadır.
İşinin uzmanı sayılan davalı yüklenici, yapımını yüklendiği işi, özen borcu gereği olarak; fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun şekilde yapmakla ödevlidir. Yüklenicinin sorumluluğu, genel olarak işçinin iş sözleşmesindeki sorumluluğa ilişkin kurallara bağlı olup; özen borcu işçinin işini yaparken göstermesi gereken özen borcu gibiyse de, sorumluluğu daha geniş ve ağırdır(B.K.md.356 ). Bu kapsamda iş; bir güvence, tam bir doğruluk ve özel bilgiler istediği zaman yüklenici eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altındaki yardımcılarına yaptırmakla yükümlüdür.
İş-eser, ayıplı yapılmış ise, açık ayıplarda Borçlar Kanununun 359; gizli ayıplarda ise aynı yasanın 362.maddesine uygun olarak "ihbarda" bulunulması koşulu ile iş sahibi 360.maddede düzenlenen üç seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Davacı, davasında işin ayıplı yapıldığını ve nitelendirmesinden anlaşıldığı üzere ayıbın "gizli" olduğunu ileri sürmekte ve ayıbın giderilmesi için gerekli onarım giderini istemiş olmakla, Borçlar Kanununun 360.maddesinde öngörülen haklardan "ayıpların giderilmesi" masraflarını istediği sonucuna varılmaktadır. Ayıp, bir eserde bulunması gereken vasıfları taşımaması ya da bulunmaması gereken vasıfların eserde bulunmasıdır. Eserin vasıfları önceden kararlaştırılmamış olsa bile, işin uzmanı ve basiretli bir tacir sayılan yüklenicinin eseri, iş sahibinin beklediği amacına uygun meydana getirmesi gerekir. Burada "amaca uygunluktan" maksat, eserin benzeri imalatlarda bulunan değer ve kaliteyi taşımasıdır.
Ayıplı eser imalinde yüklenici kusurlu ise; eser yahut iş sahibi, ayıp sonucu ortaya çıkan zararını da isteyebilir. Ancak, bu zararlar şayet eser, ayıplı imal edilmeseydi ortaya çıkmayacak olan zararlardır.
Saptanan hukuksal durum bu olunca da; Mahkemece yapılacak iş; dava dosyası kapsamındaki bilgi ve belgelerden başkaca aracın davalı tarafından onarılmasıyla ilgili düzenlenen belgeler ile davacı tarafından ayıbın giderilmesine yönelik ikinci defa yaptırdığı işe ilişkin bilgi ve belgeler sorulup tespitiyle getirtilmeli; uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla tüm belgeler, faturalardaki bilgiler ve tanık açıklamaları incelettirilmeli ve davalının yaptığı işin ayıplı yapılıp yapılmadığı, ayıplı ise derecesi ve giderim masrafıyla, araçta oluşmuş ise diğer hasarların ayıplı imalatın sonucu oluş oluşmadığının tespitiyle, ayıp sonucu oluşmuş ise masraf tutarı ve ayrıca ayıp ve hasarların giderilmesi süresi içinde davacının gerçekleşen "araç" mahrumiyetinden kaynaklanan net maddi zararının belirlenmesiyle varılacak sonucuna göre karar vermekten ibaret olmalıdır.
Delil tespiti raporu ile aykırılıklar içerdiği halde nedenleri açıklanmadan ve bilimsel verilere dayalı olmayan ve dolayısıyla hüküm vermeye yeterli olmayan 12.3.2004 günlü bilirkişi raporu dayanak alınarak ve yetersiz soruşturma sonucu mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29.3.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy