(818 S. K. m. 96, 161, 161/son)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar
Dava öğretim giderinden kaynaklanmıştır. Davacı Üniversite, davalı Veysi'nin lisansüstü eğitim yapmak üzere 1.11.1993 tarihinden itibaren ABD'de görevlendirildiğini, kendisinden taahhütname alındığını, diğer davalıların da kefil olarak taahhütnameyi imzaladıklarını ancak davalı Veysi'nin taahhüdünü ihlal ederek görevine dönmediğini ileri sürerek 76.991,15 USD ve 358.778.000 TL. alacağın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece Üniversitenin uygun bulduğu ödeme planının davalılarca kabul edilip, istenen alacağın tamamen ödenmesi nedeniyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalılarca imzalanan 6.10.1993 tarihli (düzenleme şeklinde) taahhüt ve kefalet senedi başlıklı belgeden kaynaklanmıştır. Davalılar bu belge ile taahhüdün ihlali halinde yükümlüye döviz ve TL cinsinden yapılan ödemelerin 2 katı olarak ödeneceğini kabul etmişlerdir. Döviz cinsinden yapılan harcamalar ödemenin yapılacağı tarihteki T.C. Merkez Bankasınca tespit edilen o günkü efektif satış kurundan TL olarak veya aynen döviz olarak geri alınacaktır. İki kat ödeme ise cezai şart hükmündedir. Taahhüdün ihlal edildiğinde uyuşmazlık yoktur. Yükümlünün istifasının kabul edilerek bir kısım ödemelerin taksitlendirilmek suretiyle tahsil edilmesi, davalıları taahhütnameden doğan borçlarından kurtarmaz. Taahhütnameden dolayı borç kalmadığı, yükümlü ve kefillerin borçtan dolayı ibra edildikleri açıkça belirtilmedikçe, borcun sona erdiğinden sözedilemez (HGK.nun 27.3.1971 gün ve 1969/9-1112 Esas 1971/201 sayılı ve 26.6.1971 gün ve 1970/9-58 Esas 1971/418 sayılı, yine HGK.nun 28.04.2004 gün 2004/15-105 Esas, 2004/230 sayılı kararı).
Bu nedenle mahkemece yapılacak iş; döviz cinsinden yapılan ödemelerin ve sarf tarihinden itibaren işleyen faizlerinin hesap ettirilmesi, TL cinsinden olan yurtdışı harcamalarının da saptanması, iki kat misli ceza ile ilgili talebin BK.nun 161/son maddesi uyarınca tenkise tabi tutulması, taksitle yapılan ödemelerin ödendiği tarihteki efektif satış kurundan dövize çevrilerek borçtan düşülmesi ve bulunacak miktarın asıl alacak olan kısmına paranın cinsine göre faiz yürütülmek suretiyle (döviz cinsinden alacağın fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak) TL alacağına hükmedilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 29.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy