(818 S. K. m. 413) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davada istenen sözleşme dışı iş bedelinin vekaletsiz iş görme hükümlerince ödetilmesidir.
Davalı, zamanaşımı nedeniyle, esasen alacak da bulunmadığından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kabulüne karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/297 D. İş sayılı dosyasında yaptırılan tesbit raporu esas alarak açılmıştır. Emanet usulü ihaleye çıkartılan iş, davacının birim fiyatlardan %7,50 indirim teklifi kabul edilerek kendisine verilmiştir. Alınan tesbit raporunda bilirkişilerce yapılan tüm işin bedeli birim fiyatlardan %7,50 indirim yapmak suretiyle bulunmuş ve davacının kalan alacağı hesaplanmıştır. Hükme esas bilirkişi raporunda ise, BK.nun 413. maddesi uyarınca sözleşme dışı yapılan %125 oranındaki fazla işlerin yapıldığı yıl birim fiyatlarıyla teminatsız hesaplanması gerektiği, buna göre de KDV hariç 28.469.829.855 TL. davacı alacağı saptanmıştır. Gerçekten BK.nun 413. maddesince sözleşme dışı yapılan faydalı ve zaruri imalata sözleşme tenzilatı uygulanması gerekmez ise de davacı tenzilatla alacağını hesaplayan tesbit raporuna itiraz etmemiş, aksine bu raporu esas alarak davasını açmıştır. O halde talebiyle bağlı kalınarak hüküm kurulmalıdır (HUMK. nun 74. maddesi) . Bu husus gözetilmeden davanın yazılı biçimde kabulü bozmayı gerektirir.
2- Mahkeme kararının hüküm fıkrasında (25.359.589.066) TL.nın KDV'si ile birlikte ... davalıdan tahsil ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Görülüyor ki, KDV'nin oranı ve tutarı açık değildir. İnfazda tereddüt yaratacak hüküm tesisi HUMK. nun 388-389. maddelerine aykırıdır. Karar bu nedenle kabul biçimi bakımından bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) ve (3.) bentler uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 11.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy