(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, Borçlar Yasası'nın 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmelerinin bir türünü oluşturan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafça temyiz olunmuştur.
Ankara İli Çankaya İlçesi Yıldız Mahallesi tapunun ada no 26727 parsel no 1'de kayıtlı taşınmaz davacı Mahir U. ile dava dışı Sait N.'ya aittir. Davalı yüklenici bu ere inşaat yapmayı üstlenmiş, bunun üzerine yanlar arasında Ankara 13. Noterliğinde 21.4.1998 tarih 21548 sayılı Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Yapım ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi düzenlenmiştir.
Sözleşmenin beşinci sahifesinde bağımsız bölümlerin taksimi şekli gösterilmiş zemin katta yapılacak dükkanların yanlar arasında % 40 oranında paylaşılacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda dava konusu olan husus dükkanların sözleşmeye uygun paylaşılmadığı iddiasına dayanmaktadır. Uyuşmazlık bu noktada toplanmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda yanlar arasında düzenlenen inşaat sözleşmesinden sonra tarafların rızaları ile %50 paylaşım oranının değiştirildiği ve davacının bu oranı kabul etmesi sebebiyle davasında haklı olmadığı görüşüne yer verilmiş ve konu maddi temeli olmayan soyut ifadelerle izah olunmuştur.
Dükkanların mevcut eylemli paylaşım ve kullanım şekline göre davalıya 31.09 m2 daha fazla yer isabet ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumun gerçekten adil olup olmadığı her türlü tereddüt ve kuşkudan uzak bir şekilde belirlenmesi yasal dayanaklarının paylaşım şekline etki eden tüm faktörlerin gösterilmesi gerekir. Bu bakımdan bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişli değildir. O halde yapılması gereken iş mahkemece bir inşaat mühendisi, bir emlakçı ve bir de hukuki yorum ve nitelendirmede yardımcı olmak üzere hukukçu bilirkişi seçilip oluşturulacak bu bilirkişi heyetinden alınacak rapor doğrultusunda gerekli değerlendirme yapılıp sonuca gidilmelidir.
Açıklanan olgular gözden uzak tutularak eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 11.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy