(818 S. K. m. 108)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki 22.11.1995 tarihli Düzenleme Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesine göre davacı arsa sahibine ait 15 ve 1 parseller üzerine tevhit edilerek yapılacak binanın ruhsat tarihinden itibaren 20 ay sonunda, 28.8.1998 tarihinde bitirilip teslim edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafından İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/320 D.İş dosyası ile yaptırılan tesbitte alınan bilirkişi raporuna göre 22.12.2000 tarihi itibariyle inşaatın gerçekleşme oranı % 49'dur. Davacı arsa sahibi bu nedenle sözleşmenin feshini talep etmekte haklıdır. Mahkemece davacı arsa sahibinin daha önce davalıya gönderdiği 13.9.2000 tarihli ihtarla sözleşmeyi feshetmiş olması nedeniyle fesih talebi ile ilgili olarak bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Davacı arsa sahibi davalının temerrüdü nedeniyle akdi feshettiğinden BK.nun 108. maddesi uyarınca menfi zararlarının ödetilmesini isteyebilir. Menfi zarar uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar. Somut olayda, davacı talepleri arasında yer alan ve sözleşmenin 20. maddesinde düzenlenen inşaatın yapımı süresince oturulacak ev için ödenmesi gereken kira bedeli ile yıkılan binanın enkaz bedeline yönelik talepler menfi (olumsuz) zarar kapsamında bulunduğundan buna ilişkin davacı taleplerinin hüküm altına alınması yerine taleplerin tümünün müsbet zarar kapsamında olduğundan bahisle davanın tamamen reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2.) bentte yazılı nedenlerle temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 11.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy