(1086 S. K. m. 9, 27) (2004 S. K. m. 50, 67) (818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı yüklenici, eser bedelinin ödenmediğini ileri sürerek davalı iş sahibi hakkında icra takibi yapmış, takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali ve takibin devamı için açılan davanın mahkemece kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Davalı şirket yapılan icra takibi üzerine Kadıköy İcra Dairesi'nin yetkili bulunmadığı yolunda itirazda bulunmuştur. Borçlu hakkında başlatılan icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılması zorunlu olup yetki itirazının alacaklı tarafından kabul edilmemesi halinde itirazın kaldırılması için icra mahkemesinde talepte bulunulabileceği gibi İİK. nun 67. maddesi uyarınca açılacak iptal davasında da öncelikle yetki itirazının da kaldırılması istenebilir. İİK. nun 67. maddesine dayanılarak açılan itirazın iptali ve takibin devamını amaçlayan davada mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın incelenmesi zorunludur. Mahkemece icra dairesinin yetkili olduğu sonucuna varıldığı takdirde, alacağın esasına ilişkin itirazlar üzerinde durularak dava esastan karara bağlanır.
Şayet icra dairesi yetkili değil ise ve dolayısıyla yetki itirazı yerinde ise mahkemece takibin yetkili icra dairesinde yapılmaması nedeniyle yetkili icra dairesi gösterilmek suretiyle dava sonuçlandırılır. Yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı için iptal davasının esasına girilmeden reddi gerekir. İİK. nun 50. maddesi uyarınca para veya teminat borcu için takip hususunda HUMK. nun yetkiye dair hükümleri (HUMK. nun 9-27) kıyasen icra hukukunda da uygulanır. Dava konusu olayda akdin İstanbul'da icra edileceğine dair açıklama bulunmamaktadır. Bu nedenle icra takibinin davalının ikametgahının bulunduğu ve akdin icra edildiği Bursa İcra Daireleri'nde yapılması gerekir. Kadıköy İcra Dairesi'nde takip yapılması mümkün olmadığından davalının icra dairesinin yetkisine yaptığı itiraz yerindedir. Öyle olunca mahkemece icra dairesinin yetkisine dair itirazın kabulüne karar verilmesi ve bu durumda yetkisiz icra dairesinde yapılan takibe karşı itiraz üzerine açılan davanın da reddedilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan iptal davasının kabul edilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 15.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy