(2004 S. K. m. 105, 143, 277) (1086 S. K. m. 76, 438) (818 S. K. m. 18) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde muvazaalı araç satışlarının iptali istenilmiş ve yerel mahkemece dava B.K.18. maddesine dayalı muvazaa nedeniyle iptal davası olarak nitelendirilmiş ise de; HUMK.76. maddesine göre hakim re'sen Türk Kanunları uyarınca hüküm vermek zorunda olup maddi vakıaları ileri sürüp ispat etmek taraflara ait olmakla birlikte hukuki vasıflandırma hakime ait olduğundan dava dilekçesinde ileri sürülen maddi vakıalara göre dava İİK.277 ve devamı maddeleri uyarınca tasarrufun iptali davasıdır. Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, verilen karar avukatlık ücreti yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İptal davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabilir (İİK.md.277). Bu husus dava şartı olup hakim görevi gereği bulunup bulunmadığını doğrudan gözetmek, bulunmaması halinde ön koşul yokluğundan davayı reddetmek zorundadır. Öte yandan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/111. maddesinde davanın ön şartlarının yokluğu nedeniyle reddi halinde davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin 2.kısmında yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir.
Dava dosyası kapsamına göre davacı tarafından İİK. nun 143.maddesi gereğince kesin aciz belgesi veya 105/1.maddesi uyarınca kesin aciz belgesi hükmünde sayılan haciz tutanağı veya 105/2.maddesi hükmünce geçici aciz belgesi niteliğinde haciz tutanakları sunulmadığından dava ön koşulu gerçekleşmemiştir. Yerel mahkemece bu durumda davanın ön koşul yokluğundan reddi, davalı yararına davanın görüldüğü mahkemeye göre maktu ücreti vekalet tayini ve yasal dayanağı olmadığından avukatlık ücretine KDV eklenmemesi gerekirken dava sabit olmadığından reddi, nisbi avukatlık ücreti tayini ve avukatlık ücretine KDV eklenmesi doğru olmamıştır. Kararın bu yönlerden bozulması gerekmekte ise de düşülen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve red kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK. nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. maddesinde dava kelimesinden sonra gelen sabit olmadığından kelimelerinin çıkartılarak yerine ön koşulu gerçekleşmediğinden kelimelerinin 3. maddesi ikinci satırında 1.223.587.250 TL nisbi ücreti vekaletin KDV'si ile birlikte rakam ve kelimelerinin karar metninden çıkartılarak yerine 200.000.000 TL maktu vekalet ücretinin rakam ve kelimelerinin yazılmasına ve sonucu itibariyle doğru olan hükmün değiştirilen bu şekli ile düzeltilerek ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy