(818 S. K. m. 113) (Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi m. 39, 40)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin geç ödenmesi nedeniyle temerrüt faizi ve bu nedenle ödenen vergi cezasının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda faiz alacağı isteminin kısmen kabulüne, vergi cezası alacağı isteminin reddine karar verilmiş, verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Kural olarak bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun usulen temerrüde düşürülmesi veya alacağın kesin bir vadede ödenmesinin kararlaştırılmış olması gerekir. BİGŞ.nin 39. maddesi (a) bendinin son ve 40. maddesinin 12. paragrafındaki düzenleme geçici ve kesin hakediş raporlarındaki alacakların muaccel olması ile ilgili olup kesin vadeyi içermediğinden faiz başlangıcına esas alınamaz. Somut olayda Mersin 2. Noterliği'nin keşide edilip 11.12.2000 tarihinde tebliğ edilen 3.12.2002 gün 24970 yevmiye nolu ihtarname ekinde gönderilen iki hakediş raporundaki alacakların ödenmesi istendiğinden bu raporlardaki miktarlar yönünden temerrüdün gerçekleşmesi nedeniyle tebliğ tarihinden itibaren faiz yürütülmesi mümkündür. Ancak BK.nun 113/1 ve 2. maddesi hükümlerine göre asıl borcun ödeme veya başka bir nedenle ortadan kalkması halinde, isteme hakkı saklı tutulmadığı veya halin gereği olduğu anlaşılmadığı takdirde feri borçlar ve faizler istenemez. Bu husus itiraz niteliğinde olduğundan mahkemece kendiliğinden gözönünde tutulması gerekir.
Mahkemece ihtarname ekindeki hakediş raporlarının hangileri olduğu ve ödemeler yapılırken davacının ihtirazi kayıt ileri sürüp sürmediği araştırılıp hangi hakediş alacağı için davalının temerrüde düşürüldüğü saptanmak ve BK.nun 113/2. maddesi hükmü de gözönünde tutulmak suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna bağlı kalınarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulü doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 14.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy