(2004 S. K. m. 277, 282, 283) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki dahili davalı Osman tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK. nun 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptaline ilişkindir.
Davacı alacaklı, davalı borçlu Mehmet Kaplan'ın 10 parsel 3 nolu bağımsız bölümü, kendisinden mal kaçırmak kastıyla 11.8.1999 tarihinde davalı Mahmut C.'a ve onunda diğer dahili davalı Osman K.'ya devrettiklerini ileri sürerek tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Mehmet davaya cevap vermemiş, Mahmut taşınmazı gerçek bedelini ödeyerek satın aldığını, başka parası olmadığı için taşınmazın eksik kısımlarını yaptıramadığını, oturulacak durumda da olmadığı için sattığını davanın reddini savunmuş, dahili davalı Osman ise, borçlu Mehmet'i tanımadığını, emlakçı vasıtasıyla taşınmazı satın aldığını, taşınmazı satın aldığında eksiklikleri bulunduğunu, iyiniyetli olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, taşınmazın gerçek rayiç değerinden 6 kat daha düşük fiyata satıldığından bahisle tasarrufların iptaline karar verilmiştir.
İİK. nun 282. maddesi hükmünce iptal davası, borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine ve ayrıca kötüniyet sahibi 3. şahıslar aleyhine açabilir. Daha açığı açılan iptal davsı iyiniyetli 3. şahısların haklarını ihlal etmez. İİK.283/2. maddesi uyarınca; iptal davası 3. şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine, geçen değere taalluk ediyorsa bu değer nispetinde 3. şahsın nakden tazminle sorumlu tutulması gerekir. Olayda dahili davalı Osman K. hakkındaki davanın kabulü bu şahsın kötüniyetinin ispatı halinde olanaklıdır. Dahili davalı Osman'ın taşınmazı mal kaçırma kasdıyla satın aldığı ispatlanmadan hakkındaki davanın kabulü doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş davalı Osman hakkında açılan davanın reddedilmesi, diğer davalı Mahmut'un sattığı tarihteki gerçek değeriyle alacak ve ferilerini geçmemek üzere sorumlu tutulmasından ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden dahili davalı Osman yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden dahili davalı Osman'a geri verilmesine, 22.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy