(1086 S. K. m. 288) (818 S. K. m. 101, 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, eser sözleşmesine dayalı iş bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
Davacı yüklenici, davalı idareye ait hastanenin kazan dairesindeki arızanın tamir işini sözlü anlaşma uyarınca yaptığını, iş bedeli olarak kestiği 23.11.2001 tarihli, 779.980.000 TL'lık faturanın davalı borçlu tarafından ödenmediğini iddia etmiştir. B.K.nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda işin yapılıp teslim edildiğini ve iş bedeline hak kazanıldığını kanıtlama yükü yükleniciye düşer. Somut olayda yanlar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. İş sahibi olan davalı işi dava dışı Isı-Teknik şirketine yaptırdığına dair teklif, kabul, fatura ve ödeme belgelerini ibraz ederek davacı ile arasındaki akdî ilişkiyi inkar etmiştir. Bu hukukî ilişkinin varlığı HUMK. nun 288. maddesi gereğince davacı yüklenici tarafından senetle ispat olunmalıdır. Uyuşmazlık konusu miktara göre hukukî işlem tanıkla ispat olunamaz. Fatura tek başına akdî ilişkinin varlığının ispatı için yeterli değildir. Davacının teklif mektubu da davacıya iade edilmiştir. Bu durumda davanın reddi yerine kabulü uygun bulunmamıştır.
Kabul şekline göre de; muaccel bir alacağa faiz yürütülebilmesi için borçlunun alacak miktarı belirtilmek ve istenilmek suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir (B.K.101.md.). Davada davalının usulen temerrüde düşürüldüğü kanıtlanmış değildir. Ödeme talebini içermeyen faturanın tebliği temerrüt ihtarı niteliğinde kabul edilemez. O halde faizin dava tarihinden başlatılması yerine fatura tanzim tarihinden başlatılması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı idare yararına BOZULMASINA, 03.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy