(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 540) (818 S. K. m. 101/1)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili istemiyle yapılan ilamsız icra talebine itiraz üzerine İİK. nun 67. maddesi uyarınca açılmış itirazın iptali davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacı, tüzel kişiliği haiz limited şirkettir. Özel hukuk tüzel kişilerinin organları tarafından temsil edilmeleri asıldır. Temsilcinin ortaklık sözleşmesi ve T.T.K.nun 540.maddesine göre belirlenmesi gerekir. Yemin teklif edilmesi halinde tüzel kişi adına yemin edecek temsilci, yemin teklif edildiği andaki temsilcidir. Somut olayda mahkemece ödeme konusunda davalının yemin teklifi üzerine davacı şirket ortağı olan Günseli Gülcan'a yemin yaptırılarak sonuca gidilmiş ise de adı geçen şahsın davacı şirketi tek başına temsil yetkisi olup olmadığı araştırılmaksızın, temsil veya yetki belgesi ibraz ettirilmeksizin yemin beyanı yeterli görülerek kısmi ödeme savunmasının kabul edilmemesi doğru olmamıştır.
3- Davacı tarafça işlemiş faiz isteminde de bulunulmuş, mahkemece işlemiş faiz yönünden de itirazın iptaline karar verilmiştir. İşlemiş faizin karar altına alınabilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp borçlunun BK.nun 101/1.maddesine göre temerrüde düşürülmesi zorunludur. Eldeki davada icra takibinden önce davalı temerrüde düşürülmemiştir. Bu durumda faizin takip tarihinden başlatılması gerekir. Buna rağmen mahkemece işlemiş faiz yönünden de itirazın iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4- Ayrıca İİK. nun 67/2. maddesi gereğince alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için diğer koşulların yanında alacağın likit yani borçlu tarafından belirlenebilir olması da gereklidir. Oysa somut olayda iş bedeli konusunda yazılı sözleşme bulunmadığı, taraflarca iş bedeli konusunda farklı miktarlar ileri sürüldüğünden takip konusu alacağın ve iş bedelinin gerçek miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiği ve iş bedeli bilirkişi incelemesi sonucu belirlendiğinden alacağın likit olmaması nedeniyle yasal koşullar oluşmadığı halde inkar tazminatı isteminin reddi yerine işlemiş faizi de kapsayacak şekilde inkar tazminatına hükmedilmesi de uygulama ve Daire'mizin kararlılık gösteren kararlarına aykırı olmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2., 3. ve 4. bentler uyarınca kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 13.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy