(818 S. K. m. 355) (4077 S. K. m. 3) (HGK. 26.2.2003 T. 2003/15-127 E. 2003/102 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraflar vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, mutfak dolabı yapımına ilişkin sözleşmeyi imalatın hatalı olması üzerine davacı iş sahibinin feshetmesi nedeniyle davalı yükleniciye verilen 300.000.000'er TL'den 6 adet senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile peşin ödenen 300.000.000 TL'nin iadesi, bu dava ile birleştirilen dava; mutfak dolabı yapımı nedeniyle davalı yükleniciye verilen ve daha sonra iptal edilen 1.425.000.000 TL'lik senet için yapılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, birleştirilen davaya karşı dava olarak açılan dava ise yüklenicinin bakiye iş bedeli 675.000.000 TL alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece, Tüketici Mahkemesi sıfatı ile bakılan davada asıl dava ile birleştirilen davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/e bendinde tüketici bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmıştır.
Burada, yasanın daha çok bir mal veya hizmeti satın alarak onu günlük yaşamında tüketen kişiyle ilgilendiği ve bu tüketiciyi korumayı amaçladığı kabul edilmelidir. Zira yasa koyucunun amacı genişletilirse üst düzey teknoloji ile gerçekleştirilen eser sözleşmesi ilişkilerinin dahi yasa kapsamında kaldığının ve buna ilişkin ortaya çıkacak uyuşmazlıklara da Tüketici Mahkemesinde bakılması gerektiğinin kabulü icap eder.
Bu kısa açıklamadan sonra somut olaydaki uyuşmazlığın tüketicinin olağan tüketim faaliyetinden değil Borçlar Yasasının 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkinden kaynaklandığı ortadadır. Eser sözleşmesinden doğan ilişkilerde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması hukuken olanaklı değildir (HGK.26.2.2003 tarih 2003/15-127 E. 2003/102 K). Açıklanan bütün bu nedenlerle davaya genel hükümlere göre genel mahkemelerde bakılması yerine özel hükümler uyarınca Tüketici Mahkemesi sıfatı ile bakılıp sonuçlandırılması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 21.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy