(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, izolasyon imalatı karşılığı ödenmeyen iş bedelinin tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı, imalatın eksik ve kusurlu olduğu yapılan tesbitle anlaşıldığından borçlu bulunmadıklarını savunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesine göre işin tamamından %20 nefaset farkı ile 2.375.000.000 TL ödemenin 700 milyon TL.sı belgelendirilmediğinden kalanın düşülmesiyle 1.545.000.000 TL.nin kabulüne, takibin bu miktar üzerinden değişen oranlarda avans faiziyle devamına, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Taraflar arasında davalıya ait otelin yüzme havuzu vesair yerlerin izolasyonunun yapımı konusunda anlaşmanın varlığı çekişmesizdir. Çekişme davacının yaptığı imalatların ayıplı olup olmadığı ve tutarı konusundadır. Davalı iş sahibince 17.3.1999 tarihinde yaptırılan tesbitte ayıplı imalatın 6.335.450.000 TL olduğu saptanmış, kusurlu imalatlar sayılmıştır. Oysa hükme dayanak yapılan raporda bilirkişiler dayanak göstermeden %20 oranında 700 milyon TL. nefaset farkı imalat bedelinden düşülmüştür. Görülüyor ki her iki rapor arasında nefaset farkı hesabı önemli miktarda çelişkilidir. Çelişkili rapor hükme esas alınamaz.
Diğer yandan, davacı defter kayıtlarında davalının toplam 2.375.000.000 TL. ödeme yaptığı bilirkişi raporuyla sabittir. Kaldı ki davacının ödeme tutarına bir itirazı da yoktur. Mahkemenin 700 milyon TL. ödemenin belgelendirilmediği gerekçesiyle ödeme tutarına dahil etmemiş olması da doğru değildir.
O halde yapılması gereken iş, yeniden oluşturulacak teknik bilirkişi kuruluyla nefaset farkı bakımından raporlar arasındaki çelişki giderilmeli, Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalı, böylece saptanacak davacı alacağından ihtilafsız ödeme tutarı 2.375.000.000 TL. düşülerek kalan miktar üzerinden takibin devamına karar verilmelidir.
Tüm bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı gerekçeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, 2. bent uyarınca davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 12.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy