(818 S. K. m. 101, 159/II, 358, 360) (1086 S. K. m. 83)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle mahkemece bozmadan önce oluşturulan kararda 1, 8 ve 9 nolu bağımsız bölümlerin müdahiller adına tesciline karar verilip, bozma kapsamı dışında kalarak bu hususun kesinleşmiş olmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında imzalanan sözleşmede gecikme halinde cezai şart ödenmesi kararlaştırılmış olmakla birlikte ayrıca kira tazminatı ödeneceğine dair bir hükme yer verilmemiştir. Bu nedenle Borçlar Kanunu'nun 159/II. maddesi uyarınca arsa sahibi Huriye gecikme sebebiyle oluşan cezai şart ile varsa cezai şart miktarını aşan kira alacağını isteyebilir. Hal böyle iken hem cezai şarta ve hem de kira alacağına hükmedilmesi doğru olmadığından mahkemece cezai şart tutarı ile aşan miktarın saptanıp bulunacak miktara hükmedilmelidir.
İnşaatın lüks yapımı nedeniyle davada istenen miktar davacı Huriye'nin ıslah talebi üzerine arttırılmıştır. Yüklenici bu konuda ıslah tarihinden önce temerrüde düşürülmediğinden, asıl davada istenen miktar için dava tarihinden, arttırılan miktar için ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi yasaya aykırı bulunmuştur.
3-Arsa sahibi karşı dava açmakla birlikte yüklenici adına tescil edilecek dairelerin tapu kayıtlarının devrini eksik iş ve diğer alacak kalemlerinin ödenmesi şartına bağlı tutmuştur. Bu nedenle mahkemece arsa sahibinin belirlenecek alacağının ödenmesi şartıyla, yani birlikte ifa suretiyle tescil kararı verilmesi gerekirken, arsa sahibinin alacak haklarını teminatsız bırakacak şekilde sonuca varılması yerinde olmadığından karar bu nedenlerle de arsa sahibi yararına bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte yazılı sebeplerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince hükmün temyiz eden davacı ve karşı davalı Necmi, üçüncü bent uyarınca da hükmün davalı ve karşı davacı Huriye yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 25.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy