(818 S. K. m. 355, 366)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı İ. Y. geldi. Davalı avukatı gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı asil dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı kuyu sondaj bedelinden, ödenmeyen miktarın tahsili için davalı hakkında İcra takibi yapmış, itiraz üzerine eldeki dava açılmıştır. Davalı cevabında, kuyu sondajı işinin yapıldığını, ancak hesap görülüp ödendiğini, davacıya borcunun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yazılı delille ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Eser sözleşmelerinde (BK.nun 355 vd. maddeleri) işin yapıldığının ispatı külfeti yükleniciye, bedelin ödendiğinin ispatı külfeti ise iş sahibine aittir. Dava konusu olayda davalı sözleşme ilişkisini inkar etmemiştir. Kuyunun açıldığını kabul etmiş, ayıplı imal konusunda bir savunmada bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece davacının hak ettiği bedelin BK.nun 366. maddesi doğrultusunda gerektiğinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle işin yapıldığı 2002 yılı Ağustos ayı mahalli rayiçlerinden belirlenmesi davacının kabul ettiği (1.250.000.000) TL. ödemenin tenzil edilerek davanın sonuçlandırılması gerekirken ispat külfetinde hataya düşülerek davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 22.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy