(818 S. K. m. 162)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar D., H., E., E. D. vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat H. D. davalı D. D. vekili avukat G. G., davalı D. ve E. D. vekili avukat H. E. geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı dava dilekçesinde, davalı yüklenici N. A.la davalı arsa sahipleri H. D. ve D. D. arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme uyarınca yüklenici N. A.'a verilmesi gereken zemin kat giriş yönüne göre sağ taraftaki 3 adet dükkanı yüklenici N. A.'dan satın aldığını, bunun için yükleniciyle aralarında önce 01.08.1997 tarihli adi yazılı sözleşme yaptıklarını, daha sonra 11.03.1998 tarihinde Ardahan Noterliğinde "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" düzenlediklerini belirterek, yükleniciden satın aldığı dükkanların hükmen adına tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece davacının satın aldığı dükkanlara isabet eden 4323/36941 hissenin davacı adına, kalan 32618/36941 hissenin davalılar D., H., E. ve E. D. adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayanan hukuki ilişkilerde yüklenici sözleşmeden doğan edimlerini tam olarak yerine getirdiği takdirde kendisine ayrılan bağımsız bölümlerin adına tesciline hak kazanır. Yüklenicinin bu hakkını Borçlar Kanunu'nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı olmak koşuluyla üçüncü kişilere temlik etmesi de mümkündür. Yüklenicinin kişisel hakkını temellük eden üçüncü kişi de gerek akidi olan yükleniciyi, gerekse arsa sahibini dava etmek suretiyle tescil isteyebilir. Ancak bunun için halefi bulunduğu yüklenicinin eser sözleşmesinden doğan edimlerini bütünüyle yerine getirmiş olması şarttır. Şayet yüklenici, eser sözleşmesinden doğan edimlerini bütünüyle yerine getirmiş olamamakla beraber, noksan bıraktığı iş pek cüz'i boyutta ise, yani bu noksanlığın paraya dönüştürülerek tamamlanması arsa sahibi açısından tahammül edilebilir bir boyutta ise, bu pek cüz'i noksanlığın tamamlanma bedelinin yüklenici veya üçüncü kişiye yatırtılması kaydıyla da tescil kararı verilebilir. Somut olayda, mahkemece mahallinde 28.4.2000 tarihinde keşif yapılmış, keşif sonucu alınan 10.05.2000 tarihli bilirkişi raporunda, binanın tamamlanma oranının %96, yapılmayan işlerin %4 olduğu belirtilmiştir. Şu halde yüklenicinin edimini tam olarak yerine getirdiğinden söz edilemez. Ne var ki, yüklenicinin bıraktığı %4 oranındaki noksanlığın paraya dönüştürülerek tamamlanmasının da arsa sahibi açısından tahammül edilebilir boyutta olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, üçüncü kişi olan davacı adına tescilin, yüklenicinin arsa sahibine karşı bu eksiklikten kaynaklanan borcunun davacı tarafından arsa sahibine ödenmek üzere depo edilmesi suretiyle yapılması mümkündür. Binadaki eksikliğin bedelinin hükme en yakın tarih itibariyle belirlenmesi gerekir. O halde mahkemece yapılacak iş, bilirkişiden ek rapor alınarak, rapor tarihi itibariyle binadaki eksikliklerin değerinin hesaplattırılması, davacı vekilinin dosya arasında bulunan binadaki eksikliklerin bedelini ödemeye hazır olduklarına ilişkin tarihsiz dilekçesinde yazılı beyanı da dikkate alınarak, bulunacak eksiklik bedelinin davacı tarafından bloke edilmesi karşılığında -birlikte ifa suretiyle- tescil kararı verilmesinden ibarettir.
Değinilen hususlar gözardı edilerek yüklenicinin edimini tam olarak yerine getirdiğinin kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Kat karşılığı inşaat sözleşmesini arsa sahibi olarak D. D.yle birlikte imzalayan davalı H. D., arsadaki 1/2 payını 18.12.1996 tarihinde, diğer davalılar E. D. ve E. D.'ye devretmiştir. Bu husus gözardı edilerek davacı adına tesciline karar verilen pay dışında kalan 32618/36941 pay yönünden H. D. adına da tescil kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2.ve 3.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, 400,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 22.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy