(818 S. K. m. 355, 365)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, yanlar arasında yapılan ve Borçlar Kanunu'nun 355.maddesi hükmünde tanımlandığı üzere, hukuksal niteliğince bir eser sözleşmesi olan adi yazılı sözleşmeye dayalı olarak, açılmış olup, yüklenici davacının iş bedelinden ödenmeyen bakiye 17.000Alman Markı alacağının iş-eser sahibi davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Yanlar arasındaki İnşaat Yapım Sözleşmesi başlıklı tarihsiz sözleşmeye göre; davacı yüklenici, davalıya ait dokuz daire, iki dükkan ve altı bodrum'un ince işlerini yapmayı; davalı iş sahibi ise götürü olarak kararlaştırılan 85,000 DEM tutarındaki iş bedelinin 40.000 DEM miktarındaki kısmını peşin, geriye kalanı da iş bitiminde ödemeyi yüklenmişlerdir.
Sözleşmede başka bir düzenleme yanlarca kararlaştırılmamışsa; eser sözleşmesine, fen ve sanat kurallarına ve iş-eser sahibinin sözleşmeden beklediği amacına uygun olarak eseri yapıp iş sahibine teslim ettiğini yasal delillerle kanıtlamakla yüklenici; iş bedelini ödediğini ise yasal ve yazılı delillerle ispatlamakla iş-eser sahibi yükümlüdür. Az yukarıda belirtildiği üzere, iş bedeli götürü olarak yanlarca kararlaştırılmıştır (BK. m. 365). Davalı, yapımı yüklenilen işin davacı tarafından eksik bırakıldığını savunmaktadır. İşin tamamlanmadığı savunulduğuna göre; mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla yerinde keşif ve inceleme yapılarak, işin eksik bırakıldığını bildiren tanıkların keşif yerinde bilgileri de alınmak ve değerlendirilmek suretiyle yüklenici tarafından yapılan işin,-varsa nefaset farkları da düşülerek-tüm işe olan oranının saptanması, bu oranın götürü bedele uygulanması, çıkan bu miktardan iş sahibince ödenen miktar düşüldükten sonra davacının iş bedelinden alacaklı olup olmadığı belirlenmeli ve ödenmeyen davacı alacağı varsa, ödediğini yasal ve yazılı delillerle kanıtlama olanağı davalıya sağlanmalı ve varılacak sonuca göre uyuşmazlık hakkında bir karar verilmelidir.
Mahkemece HUMK. nun 288, 289 ve 292 maddeleri hükümleri ve yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden, tanık anlatımlarına dayanarak davalı iş sahibinin yüklenici davacıya borcunun bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 06.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy