(818 S. K. m. 101, 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Dava Borçlar Yasası'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve kira giderimi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda davanın kabulü ile Ümraniye İlçesi Yukarı Dudullu Mahallesi tapunun ada no 310, parsel no 30'da kayıtlı taşınmaz üzerindeki binanın 2. bodrum katında bulunan yere davalının haksız elatmasının önlenmesi yanında 1.1.2001 ile 1.8.2002 dönemini kapsayan 7.200.000.000 TL, 1.8.2002 ile 13.8.2003 dönemini kapsayan 432.380.000 TL. olmak üzere 7.632.380.000 TL. nın her dönemin sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz olunmuştur.
İstanbul İli Ümraniye İlçesi Yukarı Dudullu Mahallesi tapunun ada no 310, parsel no 30'da kayıtlı taşınmaz arsa davalı M. Yuca'ya aittir. Davacı yüklenici bu yere kat karşılığı inşaat yapımını üstlenmiş, taraflar arasında 8.1.1999 tarihli asıl, 1.11.2002 tarihli ek sözleşme düzenlenmiştir.
Ümraniye Belediyesi İmar ve Planlama Müdürlüğü tarafından onaylı 98/4033 nolu projede binada 2. bodrum kat (sığınak otopark) 1. bodrum kat (Büro), zemin kat (daire), 1. normal kat (daire), 2. normal kat (daire), 3. normal kat (daire) olarak gözükmektedir. Projeye göre 2. bodrum kat, zemin kat, 3 normal kat olmak üzere 6 katlı yapılması gereken binanın sadece 3 katı yapılmıştır.
Somut olayda davaya konu edilen yer 2. bodrum katta yer almakta olup sığınak ve otoparktır. Bu niteliği itibariyle tüm bağımsız bölüm maliklerinin arsa payları oranında faydalanacakları ortak yerlerdir. Bu bakımdan bağımsız bölüm maliki davacının elatmanın önlenmesi davası açması usul, yasaya ve yönteme uygundur. Bu nedenle anılan husus bozma kapsamına dahil edilmemiştir.
Diğer uyuşmazlık konusu edilen eser sözleşmesinden kaynaklanan kira giderimi istemine gelince; kural olarak binada bulunan tüm bağımsız bölüm malikleri ortak yerlerden arsa payları oranında faydalanma haklarına sahiptirler. Dava konusu 2. bodrum sığınak ve otopark olarak inşa edilmiş ortak alan olup işyeri olarak kiraya verilebilen ve gelir getiren bir yer özelliğine sahiptir. Tapuda malik olan davacının da bu yerden arsa payı oranında kira giderimi alması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilip davacının arsa payı oranında kira giderimine hükmedilmesi gerekirken hesaplanan bedelin tamamına hükmedilmesi isabetli olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de istenebilir hale gelen bir alacağa dava tarihinden önce faiz yürütülebilmesi için davalıya usulüne uygun ihtarname gönderilip direnime düşürülmesi gerekir (BK. m. 101). Somut olayda davalıya ihtarname gönderilmemiş olup temerrüt hali dava tarihinde oluşmuştur. O halde tayin edilecek kira giderimine dava tarihinden itibaren faiz tatbiki gerekirken dönem sonu itibariyle faiz uygulanması yerinde görülmemiş, bozma nedeni sayılmıştır.
Mahkemece belirtilen hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı sebeplerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 10.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy