(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, 24.2.1999 tarihli arsa payı devri karşılığında inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmıştır. İnşaat yapılacak arsa davalı Selahattin'e ait olup, davacı Harun ile davalı Hüseyin inşaatın yapımını üstlenen kişilerdir. Davacı Harun inşaat yapılıp bitirilmesine rağmen C Blokta kendisine verilmesi gereken bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının devredilmediğini ileri sürerek, iptal ve adına tescilini istemiş, mahkemece savunma doğrultusunda davacının inşaata katkısının bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki ilişki 24.2.1999 tarihli sözleşmeden kaynaklanmıştır. Bu sözleşmede davacı Harun yüklenici sıfatıyla yer almış olup, sözleşme aynı şekle uyularak iptal edilmiş veya tadili cihetine gidilmiş değildir. Bu durumda davalı arsa sahibi, davacının açıkça talimatı olmadığı sürece diğer yüklenici Hüseyin'e tapu devri yapmak suretiyle borcundan kurtulamaz. Davacı, davalı arsa sahibine bu yolda bir talimat vermiş değildir. Bu durumda; her iki yüklenici arasında işin tasfiye edildiği ve işin davalı Hüseyin'e devredildiğine dair bir belge bulunmadığından 18.8.2000 tarihli imzalı belge uyarınca davalılar iki adet daireyi davacıya devir ile yükümlüdürler. Davada dinlenen şahitler de, inşaata davacı Harun'un katkısının bulunmadığı, tamamen davalı Hüseyin tarafından yapıldığı hususunda kesin bir beyanda bulunmamışlardır. Bu durumda mahkemece davacıdan C Bloktaki hangi dairelerin tapularının iptalini istediği açıklattırılmalı, başka şahıslar adına devredilmiş ise davacıya bu kişiler hakkında dava açması ve bu dava ile birleştirilmesi için mehil verilmeli, davacı iptal talebinde bulunmadığı takdirde bedel olarak istediği miktar sorulup belirlenip, dava bu yönde incelenip sonuçlandırılmalıdır. Bu hususlar üzerinde durulmadan delillerin takdirinde hataya düşülerek davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy