(818 S. K. m. 355, 366) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibinin davalı tarafın itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptali, icra takibinin devamı ve icra inkar tazminatı istemi ile açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın iddia ettiği kadar imalat yapılmadığını, yapılan imalatın ayıplı olduğunu, kooperatifin zarara uğradığını, inşaatın kalan kısmının ayıplı imalat nedeniyle yapılamadığını beyan etmiştir. Mahkemece bu savunma üzerinde durulmamış, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, dosya üzerinden alınan bilirkişi raporuyla davanın açıldığı 2003 yılı katsayısı uygulanarak bulunan miktar üzerinden dava kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki 3.8.1997 tarihli sözleşmenin 17. ve 27. maddelerinde bedeli ödenmeyen işler için ertesi yılın fiyatlarının uygulanması kabul edilmiştir. Dava konusu imalatlar 1997 yılında gerçekleştirildiğine göre, bu imalatlardan ayıplı olmayanlarından bedeli ödenmeyenlerin 1998 yılı fiyatlarıyla bedellerinin belirlenmesi ve bu miktarın karar altına alınması gerekir. Davacı yüklenici 2003 yılına kadar bekleyerek yaptığı imalatlardan bedeli ödenmeyenler için 2003 yılı fiyatlarıyla ödeme yapılmasını isteyemez. Bu hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde karar oluşturulması doğru olmamıştır. Yapılacak iş, inşaatın bulunduğu yerde keşif yapılarak, uzman bir inşaat mühendisinden rapor alınmak suretiyle, davacı yüklenici tarafından yapılan ve ayıplı olmayan işlerin 1997 yılına göre bedellerinin belirlenmesinden, davalı tarafça yapılan ödemelerin düşülmesinden, ayıplı olmayan imalatlar için ödenmeyen iş bedeli varsa, bu bedelin 1998 yılı katsayısı dikkate alınarak eskale edilmesinden, davalı iş sahibinin gönderilen ihtarname ile 17.3.2003 tarihinde temerrüde düşürüldüğü gözönünde bulundurularak, asıl alacak ile hesaplanacak işlemiş faiz hakkında hüküm kurmaktan ibarettir.
2- İcra inkar tazminatının karar altına alınabilmesi için borçlunun icra takibine itirazında haksız olması gerekir. İcra takibine konu alacağın belirli-likid-olmadığı, bilirkişi incelemesi sonucunda belirlendiği durumlarda, uyuşmazlığın çözümü yargılama yapılmasını gerektirdiğinden, borçlunun itirazında haksız olduğundan söz edilemez. Somut olayda, varsa davacı yüklenicinin alacak miktarı bilirkişi incelemesi sonucunda belirleneceğinden icra inkar tazminatı isteminin şartların oluşmaması nedeniyle reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 10.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy