(4077 S. K. m. 3)
Dava : Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, eser sözleşmesine dayalı bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, 3.7.2002 tarihli sözleşme ile davalının, mutfak dolabı, çift motorlu aspiratör, Muğla mermeri, yerlerin kalebodur, tezgah arası fayans, tesisat, duvar fayanslarını sökme, sıva, boya işini 1.600.000.000 TL. bedel karşılığında yaptığını, bakiye 150.000.000 TL. alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmiştir. Davalı ise, davacının edimini eksik ve ayıplı yerine getirdiğini, işi başkasına tamamlattığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davaya Tüketici Mahkemesi tarafından bakılması gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/e maddesinde, tüketici "bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi" olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlamaya göre yasa, hazır bir malı veya hizmeti satın alarak onu günlük yaşamında kullanan veya tüketen kişiyi korumaktadır. Başka bir deyişle, yasada dar kapsamlı mal ve hizmet ilişkileri olağan tüketim işleri kapsama alınmıştır. Aksinin düşünülmesi halinde üst düzey teknoloji ile gerçekleştirilen eser sözleşmesi ilişkilerinin dahi yasa kapsamında kaldığının ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıkların da -Yasanın amacına rağmen- Tüketici Mahkemelerinde bakılması gerekeceğinin kabulü icap eder. İstisna ( eser ) sözleşmesinden doğan ilişkilerde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması hukuken olanaklı değildir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.2.2003 gün ve 2003/15-127 E., 2003/102 K. sayılı kararında bu husus belirtilmiştir. Somut olayda taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, görev yönünden dava dilekçesinin reddedilmesi yerinde görülmemiş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 1.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy