(818 S. K. m. 101, 140) (4721 S. K. m. 995) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı (arsa sahibi), karşı taraf (yüklenici) ile aralarında yapılmış olan 3.5.1995 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin 19. maddesine göre 3.1.1998 tarihinde kendisine teslim edilmesi gereken bağımsız bölümlerin geç teslim edildiğini iddia ederek 66 aylık kira kaybı talep etmiş, mahkemece davadaki istem ecrimisil olarak değerlendirilip, dava tarihinden geriye doğru beş yıl için taşınmazın getirebileceği kira miktarına her dönem sonu itibariyle faiz yürütülerek alacak hesabı yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 3.5.1995 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Mahkemece davanın ecrimisil olarak nitelendirilmiş olması yerinde değildir.
Kaldı ki, dava ecrimisil davası olarak nitelendirilse dahi davalı süresinde ve usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunmadığı halde, Borçlar Kanununun 140. maddesi hükmü gözardı edilerek mahkemece kendiliğinden 5 yıllık zamanaşımı süresinin göz önünde bulundurulması, temyiz eden davalı aleyhine olduğundan bozma nedeni yapılmayarak bu yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
Borçlar Kanununun 101/1.maddesi hükmü gereğince muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. O halde talep edilebilecek kira kaybına davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Davalıya 20.6.2003 tarihinde tebliği edilen ihtarname ile borcun 15 gün içinde ödenmesi istenildiğine göre, hüküm altına alınan asıl alacak miktarına bu sürenin bitim tarihi olan 5.7.2003 gününden itibaren faiz işletilebilir. Davanın (haksız fiil benzeri olan) ecrimisil davası olarak kabul edilip, alacağa her dönem sonu itibariyle faiz hesabı yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.438/VII. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıdaki 1.bentte belirtilen nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine; 2. bentte açıklanan sebeplerle kararın hüküm fıkrasının bir numaralı bendinin ilk satırında bulunan
Ecrimisil ile 1.536.796.472 TL Faiz olmak üzere Cem'an 5.122.483.040 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.585.686.568 TL Ecrimisil bedeline dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine
ifadesinin karar metninden çıkartılarak yerine
alacak miktarının 3.497.770.563 liralık kısmına 5.7.2003 tarihinden, 87.916.563 liralık kısmına da dava tarihi olan 23.7.2003 gününden itibaren faiz yürütülmesine
ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 207,40 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 10.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy