(2547 S. K. m. 56) (657 S. K. m. 34, 225) (818 S. K. m. 161)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, okutma giderinin tahsili istemiyle açılmış, davalı reddini savunmuş, mahkemenin kısmen kabulüne dair kararı taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle 2547 sayılı Yasa'nın 56/d. maddesince, Sayıştay'ın uygun görüşü ve Maliye Bakanlığı'nın izni alınmadan Türk Lirası cinsinden takibe geçilmiş olmasının davacıyı bağlayıcı olduğunun kabul edilemeyeceğine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davalı yükümlü 9.12.1993 ve 27.1.1997 tarihli taahhütlerinde sarf edilen meblağı iki misli ödemeyi kabul etmiştir. Mahkemece, 657 sayılı Yasa'nın 34. ve 225. maddelerinde değişiklik yapan 4160 sayılı Yasayla, döviz cinsinden yapılan harcamaların döviz olarak geri alınmasını kabul edildiğinden, ceza tutarı %50 oranında indirilmiştir. Mahkemenin cezai şartı tenkise tabi tutması yerinde olup Dairemiz kararlarına da uygundur. Ne var ki, indirim oranı üzerinde durulmalıdır. Borçlar Yasası'nın 161/son maddesine göre, hakim fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir. Bu hükmü hakimin re'sen gözetmesi gerekir ise de indirim oranının belirlenmesinde, tarafların iktisadi durumu, cezanın fahişliği ve yeniden yapılan düzenlemeyle yabancı para cinsinden borçlanmalarının aynen iadesi ve ayrıca ceza öngörülmemiş olduğu, borca aykırı davranışın ağırlığı, kusur derecesi ve bunun gibi kıstaslar birlikte değerlendirilmek suretiyle indirim makul sayılabilecek oranda olmalıdır. O halde cezai şart indirim oranı yeniden değerlendirilmek üzere karar bozulmalıdır.
3-) Davacı Üniversite, Sayıştay Başkanlığına gönderdiği 04.05.2000 tarihli yazısında, bir kısım alacağın tahsil edildiğini bildirmiştir. Davalının yapmış olduğu ödemeler saptanıp mahsubu yapılmadan alacağın tümüyle tahsiline karar verilmesi de bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2547 Sayılı Yasanın 56/b maddesi gereğince davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 21.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy