(818 S. K. m. 101, 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davada, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istenmiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı Bakanlık vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle teklif (icap) ve ihale kararının (kabul), KDV'li olarak kesinleşmiş, düzenlenen faturalara davalı yanca itiraz edilmemiş ve dosyada mevcut 15.1.2001 tarih ve 145 sayılı ödenek talep yazısında davacıya ödenemediği belirtilen yıkım bedelinin içinde KDV'nin de yer almış olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davada, davalı idareye bir çok kez yazılı başvuruda bulunularak alacağın ödenmesi talep edildiği halde ödeme yapılmadığı ileri sürülerek alacağın 18.2.2000 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili istenmiş, mahkemece talep aynen kabul edilerek hüküm altına alınan alacağa 18.2.2000 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmüştür. Oysa BK.nun 101. maddesi hükmünce bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için o alacağın sadece muaccel hale gelmesi yeterli olmayıp, ihtarla borçlunun temerrüde düşürülmesi de gerekir. Temerrüdün varlığını ispat yükü ise davacı alacaklıya aittir.
Somut olayda davacı, varlığını beyan ettiği temerrüde esas ihtar ve yazışma örneklerini dosyaya ibraz etmemiştir. Ne var ki, dosyada mevcut İstanbul Valiliği Afet Yönetim Merkezi tarafından Başbakanlık Kriz Merkezi Başkanlığına yazılan ödenek talebine ilişkin 15.1.2001 tarih 145 sayılı yazıda, davacı şirketin 15.1.2001 tarihli dilekçeyle alacağının ödenmesini talep ettiği kabul ve ikrar edildiğinden temerrüdün 15.1.2001 tarihinde gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Mahkemece bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken daha önceki bir tarihte temerrüdün gerçekleştiği kanıtlanmış gibi faizin 18.2.2000 tarihinden başlatılması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan hatanın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.nun 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle davalı Bakanlığın sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin ilk satırında yer alan 18.2.2000 tarihinin karardan çıkarılarak yerine 15.1.2001 tarihinin yazılmasına ve hükmün değişik bu şekliyle düzeltilerek ONANMASINA, 21.1.1982 Sayılı Kanunla değiştirilen 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13. maddesine eklenen (J) bendi gereğince davalıdan harç alınmasına yer olmadığına, 17.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy