(2004 S. K. m.72) (1086 S. K. m.234)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dava, İİK.nun 72. maddesine dayalı olarak açılmış menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı, davalı yüklenici Murat ile noterde biçimine uygun yapmış oldukları 15.4.2003 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, davalı yüklenicinin yapacağı inşaattan 7, 8 ve 9 nolu dairelerin kendisine verilmesinin kararlaştırıldığını, noterden kat karşılığı inşaat sözleşmesini düzenlemeden önce davalı Murat ile kat karşılığı inşaat yapımına ilişkin yaptıkları sözlü anlaşma uyarınca davalı Murat'a düşen 7 nolu daireyi 27.000.000.000 lira karşılığında davalı Murat'tan satın aldığını, bu satış bedeline karşılık 6.3.2003 tanzim tarihli vadesi yazılı olmayan 10.000.000.000 ve 17.000.000.000 bedelli iki adet senedi davalıya verdiğini, noterden sözleşme düzenlenince 7 nolu daire bedeli olan 27.000.000.000 lirayı davalıya ödediğini, senetleri davalıdan istemesi üzerine davalının 10.000.000.000 bedelli senedi iade ettiğini, 17.000.000.000 bedelli senedi ise kötüniyetli olarak diğer davalıya ciro ettiğini, senedi ciro alan davalı Sürmeli Kılıç'ın da icra takibine koyduğunu belirterek takip konusu senedin ve icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece duruşmaya gelmeyen ve davaya cevap vermeyen davalı yükleniciye isticvap davetiyesi çıkartılmış, davacıya ait arsa üzerine yapılacak olan inşaattan 7 nolu dairenin satımına karşılık davacıdan 27.000.000.000 satım parası aldığına ilişkin davalı yüklenicinin imzasını içeren 15.4.2003 tarihli adi yazılı belge ile, iptali istenen senede karşılık aynı miktarı içerir şekilde davacıya verildiği anlaşılan ve arkasında iptali istenen dava konusu senedin davacıya iadesi halinde bu senedin de davalı yükleniciye geri verileceği yazılı bulunan 7.8.2003 tanzim tarihli senede karşı davalı yüklenicinin beyanda bulunması, aksi takdirde anılan belge ve senet içeriğini kabul etmiş sayılacağı ihtar edilmiştir. Davalı isticvap davetiyesinin usulüne uygun tebliğine rağmen duruşmaya gelmemiş, beyanda da bulunmamıştır. O halde davalı yüklenicinin 7 nolu daire bedeline karşılık davacıdan 27.000.000.000 aldığının ve davacı tarafından bu bedele karşılık verilen senetlerden 17.000.000.000 liralık senedi davacıya iade etmediğinin HUMK.nun 234. maddesi uyarınca davalı yüklenici tarafından ikrar edilmiş olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda anılan 17.000.000.000 liralık senet yönünden davacının davalı Murat'a borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken davalı Murat tarafından davacıya dava konusu senet yerine aynı miktarda senedin verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Davacı menfi tespit davasında haklı çıktığına göre senedi ciro yoluyla ele geçiren davalı Sürmeli'nin senedi alırken "senedin karşılıksız kaldığını bildiği ve bile bile keşidecinin zararına hareket ettiğine ilişkin" davacı delilleri toplanıp hasıl olacak sonuca qöre senedin hamil açısında da karşılıksız kalıp kalmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmemesi bilakis 17.12.2003 tarihli oturumda davacı vekilinin tanık dinletme isteminin reddine karar verilmesi dahi doğru bulunmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz , eden davacıya geri verilmesine, 22.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy