(6098 S. K. m. 470)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık arsa payı devri karşılığında inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmıştır. 23 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacı, davalı yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan miktardan fazla inşaat yaptığını ve yeni dairelerin oluştuğunu ileri sürerek hissesine düşen dairelerin kendisine ait olduğunun tespitini istemiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6.8.1999 tarihli sözleşmede davacıya ait arsada 10 adet dairenin yapılacağı yazılmış, inşaat yapılırken hazine hissesinin satın alınacağı belirtilmiş ise de arsanın başka bir arsayla tevhit edileceğinden sözedilmemiştir. Hal böyle iken inşaatın 24 nolu parsel tevhit edilerek oluşan 33 parselde 15 daire olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının, arsada 10 daire yapılacağı inancıyla kabul ettiği paylaşım şeklinin kendisini bağlamadığı ortadadır. Bu nedenle mahkemece bilirkişilerden mahallinde keşif yapılmak suretiyle rapor alınıp arsaların tevhitten önceki ve sonraki imar durumları, bu arsalara ayrı ayrı ve birleştirilerek yapılması mümkün daire adetlerinin imar durumuna göre belirlenmesi, tevhit sonucunda fazla daire yapma imkanı oluşmuş ise bu artışa davacıya ait arsanın katkısı belirlenip fazladan daire yapılıp yapılmadığının saptanması ve davacının payına göre hak kazandığı daire adedinin saptanması gerekir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle davanın reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 01.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)