(1086 S. K. m. 437)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, teslimde gecikme nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan bedelin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin 40. maddesinde, inşaatın ruhsat tarihinden itibaren 24 ayda bitirilmesi kararlaştırılmıştır. Yapı ruhsatı 5.2.1997 tarihinde alınmıştır. Yapı ruhsatının alınış tarihi dikkate alındığında inşaatın bitiş tarihi 5.2.1999 olarak hesaplanmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde, taşınmaz üzerindeki eski yapıların arsa sahibi tarafından zamanında yıkılıp, arsanın müvekkili şirkete teslim edilmediğini bildirmiştir. Davacı arsa sahibi vekili ise, kiracının 15.5.1997 tarihinde taşınmazı tahliye ettiğini, yapıların yıkılıp arsanın davalı yüklenici şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin SSK.na 1.11.1997 tarihinde inşaata başladığını bildirdiğini, ancak müvekkilinin davalı yararına davranarak inşaatın başlama tarihini 1.4.1998 olarak kabul ettiğini beyan etmiştir. İnşaat ruhsatının alınmış olması, SSK yazısı ve ekindeki belgeler ile tanıkların beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacı arsa sahibinin iddiasının doğru olduğu sonucuna varılmaktadır. Davalı yüklenici şirketin arsanın teslim edilmediğine ve teslim edilmesi konusunda davacı arsa sahibine gönderdiği bir ihtarnamenin olmaması ve inşaatın başlamış olması da, davacı arsa sahibinin arsanın teslim edildiği iddiasını doğrulamaktadır. Taşınmazın bulunduğu yerde 13.3.2003 tarihinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu inşaatın durumunu ve bitmemiş olduğunu göstermektedir. Davalı yüklenici şirketin sözleşmede kararlaştırılan sürede inşaatı tamamlamadığı, temerrüde düştüğü açıktır. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu, yazılı gerekçe ile davalı yüklenici şirketin sorumluluğunun doğmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yapılacak iş, depremin inşaatın bitirilmesine etkisi olup olmadığı araştırılarak, bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle, sözleşme içeriği, inşaatın 1.4.1998 tarihinde başlamış olması, dava dilekçesindeki istek dikkate alınarak bilirkişi raporu denetlenerek karar verilmesinden ibarettir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 30.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy