(2004 S. K. m. 278)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar N. ve M. N. vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Tamer Ürkmez ile davalılar N. ve M. N. vekilleri avukat Gökhan Yolasığmaz geldi. Davalı M. Z. vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, tasarrufun iptaline ilişkin olup mahkemece taşınmazın gerçek değeri ile tapuda gösterilen değeri arasında fark olduğu gerekçesi ile kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı üçüncü kişi vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerçekten de davaya konu taşınmazın tapuda gösterilen bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu ortada ise de davalı 3. kişiler savunmalarında satıcıya tapu dışında ayrıca ödeme yaptıklarını belirtmişlerdir. Satışa konu dükkanın 28.3.2001'de tapuda intikal ettirildiği davalı 3. kişilerin satıcıya verdikleri 1.4.2001 vadeli bononun kendilerine iade edildiği, 2.4.2001 tarihinde ise davalı N.'in Pamukbank Zeytinburnu şubesindeki hesabından 10.100 Dolar'ın çekildiği anlaşılmaktadır. Kural olarak tapuda işlem yapan alıcının iyi niyetli olduğu, bu işlemin aksinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Her ne kadar İİK. nun 278. maddesinde bedeller arasında fark bulunduğu, alıcının gerçek değerinden pek aşağı bir bedelle satış işlemini gerçekleştirmesi halinde işlemin bağışlama hükmünde olduğu kabul edilmekte ise de dosyada mevcut bono ve banka yazısı İİK. 278. maddesindeki bedelle ilgili bağışlama karinesinin aksini gösterdiğinden mahkemece mal kaçırma amacının bulunmadığı gözetilerek davanın reddi yerine kabulü doğru olmamıştır.
Kabule göre de, davacıya dava konusu taşınmaz üzerinde alacak ve ferilerini karşılamak üzere haciz ve satış isteme yetkisi tanınması yerine tapunun iptali ile yeniden borçlu adına tescili de doğru olmamış, kararın anılan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davalılar N. ve M. N. lehine BOZULMASINA, 375.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak temyiz eden davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davalılar N. ve M.'a geri verilmesine, 24.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy