(818 S. K. m. 106, 108)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, akdin feshiyle, kira tazminatı ve menfi zararlarının tahsili istemiyle açılmıştır.
Davalılar cevap vermemiş, yokluklarında karar verilmiştir.
Mahkemenin akdin feshine, kira ve menfi zarar alacaklarının ödetilmesine ilişkin kararı davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların murisi Murat Erol ile davacı arasında imzalanan 9.5.1996 gün ve 26446 yevmiye nolu re'sen düzenleme sözleşmeyle, 13 adet bağımsız bölümden ibaret bina yapımı, bunlardan 3 dairenin arsa payı karşılığı davacıya verilmesi kararlaştırılmıştır. İnşaatın 30.10.1996 tarihinden itibaren 15 ayda (30.1.1998) bitirilmesi gerektiği halde mahallinde 22.5.2001 tarihinde yapılan tesbitte %15 oranında gerçekleştiği yargılamada alınan raporda 2.ve 4 katların hiç yapılmadığı, bodrumun meskun olduğu, zeminin duvarlarının örülmediği anlaşılmıştır. Bu haliyle arsa sahibi davacı fesihte haklı olup mahkemenin fesih kararı yerindedir. Ne var ki sözleşme feshedilince hiç yapılmamış gibi başa dönülür ve sözleşme yok hükmünde sayılır. Bu nedenle artık sözleşmeye dayanılarak olumlu zarar niteliğindeki gecikme tazminatı kira kaybı istenilemez. Sözleşmede aksine kabule de yer verilmiş değildir. Akdi fesheden davacı ancak BK.106 ve 108. maddeler uyarınca olumsuz (menfi) zararlarını isteyebilir. Menfi zarar, akit yapılmamış olsaydı uğranılmayacak zararlar olarak tanımlanabilir. Örneğin daha az fiyatlarla yaptırılma fırsatının kaçırılması, arsa üzerindeki binanın yıkılması vs. Mahkeme, davacının menfi zarar istemini kısmen kabul etmiş ise de dayanağı nedenler gösterilip açıklanmamıştır.
O halde yapılması gereken iş, menfi zararlarıyla ilgili talebin davacıya açıklattırılması, kanıtların ibrazı, gerektiğinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, böylece saptanacak menfi zararının hüküm altına alınması kira kaybı alacağıyla ilgili isteminin tümüyle reddine karar verilmesinden ibarettir.
Bu hususlar gözden kaçırılarak ve eksik incelemeyle hükme varılması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 29.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy