(2004 S. K. m. 72)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, davacının davalıya Bafra İcra Müdürlüğü'nün 2002/1922 sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılmış, mahkemece borcun davanın açılmasından önce ödendiği, açılması gereken davanın istirdat davası olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
İİK'nun 72/VII. maddesine göre, istirdat davasının açılması için borcun tamamının ödenmiş olması gerekir. Bafra İcra Müdürlüğü'nün 2002/1922 sayılı icra takip dosyası içeriğinden, davacı tarafından dosyaya ödeme yapıldığı, borcun tamamının ödenmediği, icra dosyasındaki işlemlerin devam ettiği anlaşılmış, kalan borç miktarının dosyanın arka kapağında yapılan hesaplamada gösterildiği belirlenmiştir. Bu durumdan icra takibinin halen devam ettiği sonucuna varılmaktadır. İcra dosyasında, alacağın tamamen tahsil edildiği, dosyanın kapatıldığına ilişkin bir beyanda bulunmamaktadır. Borcun tamamı ödenmediğine ve icra takibi devam ettiğine göre, davacının açtığı borçlu olmadığının tespiti davasının esasının incelenmesi zorunludur. Mahkemece ödemenin davanın açılmasından önce yapıldığı, istirdat davası açılmadığı gerekçesiyle, işin esası incelenmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, tarafların iddia ve savunmalarına göre gerekli araştırmalar yapılıp, delilleri toplanarak, yazılı sözleşme değerlendirilmek suretiyle, gerekirse yerinde keşif yapılarak iş miktarı ve yapıldığı tarih itibariyle davalı yüklenici tarafından yapılan işin mahalli rayiçlere göre bedelinin belirlenmesi, davacı iş sahibinin yaptığı ispatlanan ödemelerin düşülmesi, davacı tarafından açılan borçlu olmadığının tespiti davasının buna göre sonuçlandırılmasından ibarettir.
Yanlış değerlendirme sonucu, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekli görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, davacı duruşmada vekille temsil edilmediğinden duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy