(818 S. K. m. 106)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, sözleşmenin feshi ve alacak istemi ile açılmış, mahkemece verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 4.3.1999 tarihinde İzmir 1. Noterliğinde düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmış, davacı arsa sahibine üç daire verilmesi kararlaştırılmıştır. Aynı tarihli adi yazılı sözleşmedir başlıklı belgeyle de arsa sahibinin davalı yüklenici şirkete 5.000 dolar ödemesi kabul edilmiştir. Davacı arsa sahibi davalı yüklenici şirketin edimlerini yerine getirmediğini belirterek, sözleşmenin feshi ve üç dairenin aynı olmadığı takdirde dava tarihindeki bedellerinin tahsili isteminde bulunmuş, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava değerini 4.940.750.000 TL. olarak göstermiştir. Davacı Karşıyaka İlçesi Emek Mahallesi 25705 ada 1 parsel numaralı taşınmazdaki 505/2350 payını 12.3.1999 tarihinde davalı şirkete tapuda devretmiştir. Emek Mahallesi 25705 ada 1 parsel 1042 m2 yüzölçümlü olup, davacının devrettiği pay 224 m2'ye tekabül etmektedir. Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde de bu miktar gösterilmiştir. Davacı vekili sözleşmenin feshi isteminde bulunmuş, davalı yüklenici şirket fesih istemine karşı çıkmamış, mahkemece verilen fesih kararı davalı tarafça da temyiz edilmediğinden, fesih konusu kesinleşmiştir. Davacı arsa sahibi BK. nun 106/II. maddesinde yazılı seçimlik haklardan sözleşmenin feshini tercih etmiştir. Sözleşmeyi fesheden ancak menfi zararlarının tazminini isteyebilir. Müspet zararlarının tazminini isteyemez. Davacının istediği üç dairenin dava tarihindeki bedeli müspet zararın kapsamında olduğundan, sözleşmeyi fesheden davacının dairelerin bedellerini istemesi mümkün değildir. Ancak sözleşmenin feshi durumunda davacı davalıya devrettiği arsa payının bedelini davalıdan isteyebilir. Bu menfi zarar kapsamındadır. Davacının istemi devredilen arsa payının dava tarihindeki rayiç bedeli olarak değerlendirilmelidir. Mahkemece alacak istemi yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Yapılacak iş, davacının davalıya devrettiği arsa payının dava tarihi itibariyle piyasa rayicine göre değerinin belirlenmesi için bilirkişilerden ek rapor alınarak, gerekli denetim yapılmak suretiyle sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın alacak istemi yönünden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy