(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava Borçlar Kanununun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı yüklenici davalılar ile yapmış oldukları inşaat yapım sözleşmesi gereğince karşı yana ait arsa üzerine sözleşme hükümlerine uygun olarak inşaatı yapıp teslim etmesine rağmen davalı arsa sahiplerinin sözleşmeye göre kendisine verilmesi gereken dört mesken ve bir dükkandan bir mesken dışındakilerin devrini yaptıklarını dördüncü meskenin ise devrinden kaçındıklarını iddia ederek kendisine verilmeyen bağımsız bölümün değeri olan 25.000.000.000 liranın tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 24.000.000.000 liranın tahsiline karar verilmiştir.
Yanlar arasındaki sözleşme adi yazılı şekilde düzenlenmiş ise de arsa sahiplerince bir kısım tapu devrini gerçekleştirmiş bulunmalarına göre geçerlilik kazanmıştır. Bu nedenle sözleşmeye göre talepte bulunulmasında bir isabetsizlik yoktur.
Taraflarca itiraza uğramayan sözleşmede davalı arsa sahiplerine ait olacak bağımsız bölümler ayrı ayrı belirtildikten sonra kalan bağımsız bölümlerin davacı yükleniciye ait olacağı kararlaştırılmıştır. Yapılan keşif sonunda alınan bilirkişi raporunda sözleşme gereğince davalılara isabet eden bölümler bağımsız bölüm numaraları da belirtilmek suretiyle gösterilmiş, ara kattaki bir dairenin de davacı yükleniciye verilmesi gerektiği açıklanmıştır.
Nizalı taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulduğu, her bir bağımsız bölüm numaralarının gösterildiği, ancak bilirkişi raporunda davacı yükleniciye verilmesi gereken bağımsız bölüm olarak gösterilen ara kata bölüm numarası verilmediği anlaşılmaktadır. Yüklenicinin sözleşmeye göre talepte bulunabilmesi için kendi edimini yasalara uygun şekilde yerine getirmiş olması gerekir. Mahkemece öncelikle yapılan inşaatın yasal olup olmadığı araştırılmalı, inşaat yasal olarak inşa edilmiş ya da yasal hale getirilmesi mümkün ise, asıl olanın sözleşmedeki edimin aynen ifası olduğu, aynen ifa mümkün iken karşı yanın bedel ödemeye zorlanamayacağı, davalıların devir yapmaya hazır olduklarını içeren beyanları da dikkate alınarak davacının tapu iptali ve tescil davası açma hakkı saklı tutularak bu davanın reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerden dolayı kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 09.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy