(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edildikten sonra gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davacılara isabet eden bağımsız bölümler ile ortak alanlardaki eksiklik ve kusurlu işler nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Yerel mahkemece ıslah ile artırılan miktarda dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı yanca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dayanak 9.4.1996 gün 12377 yevmiye nolu Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi dava dışı arsa sahipleri de dahil olmak üzere davacılar ile yüklenici Hüseyin Aydın'a vekaleten davalı Arif Aydın arasında imzalanmıştır. Vekaleten sözleşmeyi imzalayan davalı Arif Aydın sözleşmenin tarafı değildir. Sözleşmeye göre inşaatı yapmayı üstlenen davalı Hüseyin Aydın'dır. Bir davada davalı sıfatı (pasif husumet)dava konusu hakka uymakla yükümlü veya dava konusu işi yerine getirmeye taahhüt eden kişiye aittir. Gerçek davalı sıfatına sahip olan kişinin vekiline karşı taraf sıfatıyla dava açılması ve husumet yöneltilmesi mümkün değildir. Buna rağmen yerel mahkemece hakka uymakla yükümlü olmayan ve taahhütte bulunmayan davalı Arif Aydın hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddi gerekirken, isabetsiz bir takım gerekçelerle vekili de sorumlu tutulacak şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı Arif Aydın yönünden bozulması uygun bulunmuştur.
3- Davanın açılmasından önce davacılar tarafından keşide edilen 6.6.2000 gün 11416 yevmiye nolu ihtarnamede talep edilen alacak miktarı belirtilmediğinden davalıları temerrüde düşürücü nitelikte değildir. İlk dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması da fazla kısım için davalıları temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem değildir.
Davalılar ıslah ile artırılan miktar yönünden harcın da yatırıldığı ıslah tarihi itibariyle temerrüde düşürülmüşlerdir. Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki alacak miktarına dava dilekçesinde talep edilen miktar için dava tarihinden, ıslah ile artırılan miktar için ıslan tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken tüm alacak için dava tarihinden faiz yürütülmesi doğru olmamış, hükmün bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentte yazılı nedenlerle kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, davalılar duruşmada vekille temsil olunmadıklarından lehlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 12.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy