(818 S. K. m. 355, 364)
Dava: Hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı arsa sahibidir. Yanlar arasındaki 28.05.2002 tarihli sözleşme noterden re 'sen düzenlenmiş olup, uyuşmazlık konusu değildir. Davacı sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirerek inşaatı tamamladığını ve teslime hazır hale getirdiğini, buna rağmen davalının inşaatı teslim almadığını ve vermesi gereken tapu ferağlarını vermediğini belirterek, dava konusu taşınmazdaki 2 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin davalı adına olan kayıtlarının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Yüklenicinin bedel olarak arsa payını hak edebilmesi için edimini ifa etmiş olması gerekir. Edimin ifası ise, inşaatın sözleşmeye ve İmar Kanunu'nun emredici kurallarına uygun biçimde yapılıp, teslim edilmesiyle mümkündür; aksi takdirde, edimin ifasından ve dolayısıyla teslimden söz edilemez. İmar Kanunu'na aykırı olan ve bu nedenle iskan ruhsatı alınamayan bir inşaat için yüklenici tescil veya mülkiyetin tespiti talebinde bulunamaz.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde binanın onaylı projesine uygun yapılmadığını, bu nedenle de İskan ruhsatı alınmasının mümkün olmadığını, binanın bodrum katı, üst katı ve çatı yapısının mimari projeye aykırı olarak yapıldığını ileri sürmüştür. Gerçekten.mahkemece belediyesinden getirtilen işlem dosyasında iskan ruhsatının alındığına ilişkin bir bilgi ve belgeye rastlanmamıştır. Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda da inşaatın projesinde uygun olarak yapılıp yapılmadığı konusunda herhangi bir açıklama yoktur. Yargılama sırasında ileri sürülmemiş dahi olsa, imar mevzuatı kamu düzeniyle ilgili olup mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden, davalı vekilinin inşaatın projesine aykırı yapıldığına ilişkin savunmalarının araştırılması gerekir.
Öte yandan sözleşmede yükleniciye verilmesi kararlaştırılan üç bağımsız bölümden üçüncüsünün ferağının verilmesi iskan ruhsatının alınmasına bağlı tutulmuştur. İnşaatı, projesine uygun yapma veya uygun hale getirme yükümlülüğü, konunun uzmanı olan yükleniciye aittir. O halde mahkemece inşaatın tasdikli projesine uygun yapılıp yapılmadığının bilirkişilerden alınacak ek raporla belirlenmesi, projeye aykırılık varsa inşaatın proje ve eklerine ve imar mevzuatına uygun hale getirilip getirilemeyeceğinin bilirkişilere açıklattırılması, yasal hale getirilmesi mümkün ise bunun için davacı yükleniciye uygun mehil verilmesi, bina yasal hale getirilir ve iskan ruhsatı alınırsa şimdiki gibi yüklenicinin hak ettiği bağımsız bölümlerin adına tesciline, binanın projesine uygun hale getirilmesinin mümkün olmadığının anlaşılması halinde ise davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 07.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy