(818 S. K. m. 355) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı, birleşen davanın davacısı vekillerince ve davalı Ramazan tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı Mustafa ile davalı Ramazan'ın tüm, davacı Ruhiye'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı arsa sahibi Ruhiye ile yüklenici Ramazan arasında düzenlenen 18.10.1994 tarihli sözleşme ile davacıya ait arsa üzerinde davalı Ramazan inşaat yapımını üstlenmiş akdin ifa süresi bitmesine rağmen inşaatın tamamlanmaması üzerine davacı arsa sahibi akdin feshini ve inşaattaki eksiklikler bedelini talep etmiş, yükleniciden daire satın alan davacı Mustafa ise 3 ve 4 nolu dairelerin tapularının iptali ile adına tescilini istemiş, mahkemece, 4 nolu dairenin davacı Mustafa adına tesciline, 3 nolu daire bedelinin davalı Ramazan'dan tahsili ile davacı Mustafa'ya verilmesine ve akdin feshine karar verilmiş, hüküm davacı Mustafa ile Ruhiye ve davalı Ramazan tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup yüklenici Ramazan tanınan ek süreye nazaran inşaatı tamamlayamamış ve borçlu temerrüdüne düştüğünden arsa sahibinin akdin feshini isteme hakkı doğmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ile diğer raporda inşaatın seviyesi açısından belirgin çelişki vardır. Ek sözleşmedeki "inşaatın süresinde bitmemesi halinde devredilmeyen bağımsız bölümlerin arsa sahibine kalacağına dair hüküm" inşaatın getirildiği seviye nazara alındığında cezai şart olarak tacirin iktisaden mahvına sebep olacak nitelikte bulunup geçersiz sayılmıştır. Bu durumda akdin 25.1.1994 tarih ve 3/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ileriye ya da geriye etkili biçimde feshinin gerekip gerekmediği üzerinde durulmalıdır. Bu nedenle mahkemece inşaatın getirildiği seviyedeki raporlarda mevcut çelişki yeni bir bilirkişi kurulundan alınacak raporla giderilmeli inşaatın %90 üzerinde tamamlandığı anlaşıldığı takdirde bu seviyeye göre yüklenicinin hak ettiği bağımsız bölümlerin adedi ve konumları belirlenip akdin ileriye etkili feshine ve davacı Mustafa'nın 4 nolu daire ile ilgili tapu iptal talebinin kabulüne ve yine 3 nolu daire ile ilgili mahkemece belirlenen bedele hükmedilmeli ve böylece akit ileriye etkili şekilde fesih ve tasfiye olunmalıdır. Alınacak raporda belirlenecek inşaatın seviyesi, akdin ileriye etkili feshini haklı kılacak derecede olmadığı takdirde ise akdin geriye etkili feshine ve yükleniciden daireleri satın alan davacı Mustafa'nın yüklenicinin akdi yerine getirmemesi ve tapuyu hak kazanmaması nedeniyle kendisinin de 4 nolu dairenin tapusunun iptalini ve tescilini talep edemeyeceği kabul edilerek 4 nolu dairenin tapusunun iptali istemi red edilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı Mustafa ile davalı Ramazan'ın tüm, davacı Ruhiye'nin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davacı arsa sahibi Ruhiye yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,10 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı Mustafa'dan, bakiye 784,20 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Ramazan'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden birleşen davanın davacısı Ruhiye 'ye geri verilmesine, 4.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy